ÇANAKKALE

ÇANAKKALE:

“Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.”

20150610_110807

İyi ki gelmişim! İyi ki görmüşüm! İyi ki hatırlamışım! İyi ki aslında hiç unutmamışım! Şehitler hayatlarını bırakırlarken geride, ben toprağa birkaç damla gözyaşımı bırakmışım. O kadarla kalmışım. Onbinlerce ölü, isimsiz bir sürü mezar, ağaçları yerlerinden kımıldattıkça toprağın yüzeyine çıkan kemikler, Diyarbakır, Denizli, Edirne, Uşak, Kütahya, Manisa, Muş, Beyrut, Şam doğumlular, Ahmet oğlu Mehmet’ler, Ali oğlu Hasan’lar, siyah beyaz fotoğraflarda solan, kara toprakta yok olan, mermiyle, süngüyle biten hayatlar. Vatan için, bayrak için, toprak için, ölüm korkusu içerisinde bekleşilen siperlerde geçen, çok zor geçen saatler, dakikalar.. Süper kahramanların henüz sinema salonlarında cirit atmadığı dönemlerde, adlarını billboardlarda göremeyeceğiniz, genç kızların saplantılı hayranlıklarını kavramaktan çok çok uzakta bir dolu yiğit. Çocuk denecek yaşta olanlar var aralarında. 1921 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin mezun verememe nedeni, Sivas Lisesi, Vefa Lisesi, Çapa Erkek Öğretmen Okulu.. Kendi cenaze namazlarını kılan sonsuz sıkıntıda kalmış, paramparça olmuş, ezilmiş ruhlar. Onbeşliler.. Bir sürü endişe, bir sürü bilinmezlik içinde, yavuklusundan, baba ocağından uzağa düşmüş, geride kalmış bebesini Allah’a emanet etmiş, bir sürü sıkıntının ortasında kalakalmış hayatlar. İman gücüyle savaşmış çocuklar, feda edilmesi en zor, en tatlı şey olan canlarını bağışlamışlar. Dünyada sırrı çözülememiş bir zafer. Selvi ağaçlarının altına gömülmüş gençlikler. Şimdi mezarlarının üzerinde gelincikler biter. Ellerinin kınası kalmış gelinlerin hakkı var o mezarlarda. Kurban olunası hatırladıkça. Ben biraz geç kalmışım sizlere, hepinizden ayrı ayrı özür dilerim. İyi ki varmışsınız, iyi ki Mustafa Kemal varmış. O seçilmiş ve gönderilmiş. Dünya malının kıymetsiz olduğunu, varlığınsa hiçlik olduğunu hatırlatan mezarlar. Yolcu, burada durmak gerek. Durup da bir hatırlamak gerek altındaki binlerce kefensiz yatanı. Canlar. İpeklere sarılasılar. Şehit başkaymış. Ben burada anladım. Üzerlerimizdeki hakkınızı ödeyemeyiz. Elimden geldiğince tek tek mezarlarınıza dokundum, isimlerinizi olmadı memleketlerinizi okumaya çalıştım, soyadı kanunu henüz çıkmamış olduğundan baba adlarınızla beraber okudum sizi tek tek. Bu topraklarda doğmak varmış. Çanakkaleliler ayrıcalıklıdırlar. Onlar bunu bilir bilmezler. İçim sızlayarak gezdim. Bastığım topraklarda yatan, kefene sarılamamış şehitlerin varlığını hissederek gezdim. İyi ki gelmişim! İyi ki gelmişim! İyi ki gelmişim! Bir kabahatim olduysa özür dilerim. İnsan bazen kendini küçücük hissedermiş. Mümkünmüş.

image

image

image

GÜNÜMÜZ:

20150609_160459

20150609_153657

20150609_180427

20150610_095417

20150610_091934

20150609_181139

20150609_153754

20150609_181155

20150609_154118

image

Uzuunca bir yolculuğun ardından şehrin merkezine indiğimde gördüğüm, İzmir’in Kordonboyu’nu anımsatan, kafelerle süslenmiş, ara ara faytonlarla renklenen ama İzmir’dekinin aksine kilometrelerce doldurulup, denizden kopmamış uzun bir cadde çıktı önüme denize paralel. Sanki hiç olay olmuyormuş hissi uyandırdı bir anda şehir içimde. İnsanları tatlı ve rahat ama küçük şehir havası da sinmiş tüm dükkanlara. Franchise almak yerine özgün sayılabilecek, yaratıcı dükkanlar açılmış özgün isimleriyle birlikte. Aynalı Çarşı da bildiğin Kemeraltı, Kızlarağası. Minicik şortlarını çekmiş genç kızlar. Rahatsız eden bakışlar pek yok ama gene de güzele bakmanın sevap olduğunun bilincinde erkekler de yok değil. Yani bakıyorlar o erkekler. Havası güzel, esintisi güzel, denizi güzel, insanları güzel bir şehir burası. İster kolanı iç, ister nargileni çek, şiirler yaz oturduğun yerde, biranı höpürdet, şarabını yudumla akşam olunca ama en önemlisi öpülesi bir boyun bulursan eğer, sakın bırakma. Ne demiş şair? “Boynun diyorum, boynunu kimse benim kadar iyi değerlendiremez.” Mümkün olduğunca çabuk bir boyun bulup, nazikçe değerlendirmek gerek bu sokaklarda. Siz bilirsiniz gene de. Hayat sizin. Cemal Süreya’nın içinden öyle geçmiş ve onun içinden geçeni deniz kenarına yazmak da şair ruhlu bir arkadaşın aklına gelmiş. Hem ayaklarını uzatmış denize doğru, hem de mısralar yazmış ordan burdan kalemi el verdiğince. Ben gördüm seni. Evet şiir sokakta. Evet şair ruhlu bir genç bu sahilde, tam burada oturmuş ve hiç üşenmeden yazmış. Bir insanın kendisini dile getirmesinin en içten yollarından biri de bu belki de. Yazın yazın yazın, gün gelir kendi dizeleriniz dökülüverir hiç alıntısız, bir okuyan olur ve gülümser hayata. O gülücüğün müsebbibi ise siz oluversiniz bir anda. Hiç ummadığınız halde sevap işlemiş olursunuz. Bir insanın umudu olursunuz. Benim gülümsememin hayrı sana dokunsun arkadaş. Ben seni gördüm. Sevap yazıldıysa bir defa, silinmez asla.

image

20150609_190452

“Barış mümkün” yazılı vapurları var Çanakkale’nin. Evet Barış her zaman mümkün. Sen yeter ki sükunetini koruyabil. Önce kendinle barış, sonra savaşlar yaratmazsın zaten. Bense kendi içimde ne mümkün ne değil derken onu görüveriyorum uzaktan. Bir anda çıkıveriyor karşıma. Sahipli midir diye huzursuzlanıyorum önce. Bir de bakıyorum satılık diyor üzerinde. İsmi Şadi. Bu küçük tekneyi alıp bağlamak geçiyor içimden. Neden Şadi diyecek olursanız hiç bilemiyorum ben de neden Şadi, onca havalı yelkenlinin arasında. Kanım kaynadı diyelim Şadi’ye. Çok da şirin kerata. Bir parça küçük kalmış hayatta ama olsun benim olsun da. Ben onu büyütürüm yavaş yavaş, hele bir benim olsun da.

Bu Çanakkale Merkez’e ilk gelişimdi, Çanakkale ve çevresine ise sayısız gelişlerim olmuştur zamanında, tatil için, gezmek için, tozmak için, tozunu attırmak için, e bir parça da çapkınlık için. Her defasında bir sürü deniz manzarası biriktirerek dönmüşümdür geriye. Tarihiyle bu kadar üzüp, kendisiyle bu kadar avutan başka da şehir yoktur herhalde dünya üzerinde. Çanakkale geçilememiştir, doğrudur. Buna istinaden anlatılan ve günümüze kulaktan kulağa aktarılarak gelen bir sürü ruhani hikaye ise rehberleri kızdırıp, boş inanç ve hurafe olarak görüldüğünden ve hem Mustafa Kemal’e hem de şehitlerimize, gazilerimize haksızlık olacağı düşünüldüğünden, ayrıca yaşandıklarına dair somut kanıtları da olmadığından, işitildiğinde insanları kesin doğrudur gibi bir takım düşüncelere ittiği kadar tedirgin de etmektedir çoğu zaman. Anzaklar -ister halüsinasyon deyin, ister korkudan kaynaklı- genç Türk askerleriyle değil aynı zamanda yeşil cübbeli, sakallı, sarıklı, uzun gövdeli, pırnakıl mezarlardan çıkan dev gibi adamlarla mücadele etmek zorunda kaldıklarını söylemişlerdir. Ne diyelim bazen alemler birbirine karışır. Hele ki savaş anında, hücum esnasında kim bilir neler oldu daha bizim hiç bilmediğimiz Allah Allah sesleri arasında, asla da öğrenemeyeceğimiz. Mustafa Kemal’in deyişiyle “Biz bir dar-ülfünun(üniversite) gömdük Çanakkale’de.” Daha ne olsun? Ertesi sene yapılan yoklamalarda ardından “şehit” diye bağrılan Ali’ler, Ahmet’ler.. Şimdi onlar nereye gittiler? Hiç yaşanmamış gençlikleri, hiç yaşlanmamış bedenleri ve gerçekleşmemiş umutları yaşıyor mudur sonsuzlukta? Hiç mi alacakları yoktur hayattan?

GELİBOLU:

image

Şehrin merkezindeki bir sürü turizm acentesinden 60 Yeni Türk Lirasına mal olacak şekilde satın alınarak yola çıkılacak bir tam günlük programdır kendisi “Çanakkale Şehitlik Turu”. Sabah dokuz-dokuz buçuk çıkışlı olup, akşam altı-altı buçuğa kadar yorucu bir şekilde devam eden, silme yerli turistin olduğu ve her bir yerli turistin ülkenin dört bir yanından geldiği, bizim tur liderimizin elindeki baston şemsiyesiyle bizleri sağdan soldan toplamaya çalıştığı ve bunu yaparken de hep o aynı şemsiyeden yardım aldığı, elinde mikrofon yol boyunca savaş taktiklerini anlatıp durduğu, Kum Otel’in bahçesinde Pakistan’dan gelmiş ve kadınlara yemek yemeyi unutarak bakan adamlarla enteresan dakikalar geçirten, her kafadan bir sesin çıkmadığı, toplanma yerlerine tam saatinde gelinen, şehitlik turu olduğundan insanların ukalalıktan beslenmediği, benim birkaç soru sorduğum, rehberimizin de cevap verdiği, duygusal dakikaların yaşandığı, herkesin hüzünlendiği ama sayısız defalar otobüse in bin yapmaktan şaşkına döndüğümüz bir tur olmuştur. Yormuştur ama değmiştir. Bir başınıza gelseymişsiniz olur muymuş? Mümkünatı yok. Bir uçtan bir uca Gelibolu’yu gezebilmek kolay olmayacaktır rehbersiz ve bilgisiz.

Çanakkale limanından Geyikli’ye geçtikten sonra bizi karşılayan yokuş çekişlerinde bir parça sorunlu tur otobüsümüze doluşuyoruz. Ani bir manevrayla, çevreye arsız gözükmemeye çalışarak bir pencere kenarı kapıyorum. Rehberimiz derhal uyarıyor aynı koltuğa oturmamız hususunda. Herkes yerini öğreniyor ve hep aynı yere geçiyor. Diyorum ya hiç asi yok aramızda. Uslu uslu çobanımızı dinliyoruz. O ne derse onu yapıyor, in dedi mi iniyor, bin dedi mi koştura koştura biniyoruz ve siniyoruz köşelerimize. Karışık duygular ama seri hareketler içerisindeyiz. Akşama dek bu böyle sürüp gidiyor. Sabahın ilk saatlerinde ben bunca aynı insanla ne yapacağım, olmadı öğlene kaçarım derken akşama doğru bir hayli adapte olmuş vaziyette otobüsteki herkesi benimsiyorum. En yakın çevrem fotoğraf çekmeyi pek seven Adapazarlı bir aile. Gelin, damat, iki de kaynana. Dünürler hallerinden memnun yiye içe gidiyorlar yol boyunca. Erik filan uzatıyorlar bana da yer miyim diye. Sıkıntı yok anlayacağınız.

image

image

Öğlene dek Kuzey Cephesi Turu, öğleden sonra Güney Cephesi Turu olarak ikiye ayrılmış bir program var önümüzde. Şehitler Abidesi’ni öğleden sonra görebiliyoruz. 41.70 metre yüksekliğindeki anıt biraz da deprem tehlikesi yüzünden Atatürk’ün de boyunun eklenmesiyle bu yükseklikte inşa edilmiş, böyle uygun görülmüş. 1915 yılında I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Savaşları’nda hayatını kaybeden 253.000 Türk askerinin anısına yaptırılmış. Şehitlerin bekçisi, vakur bir şekilde karşılıyor ziyaretçilerini. İnsanın tüylerini ürpertiyor duruşu. Hem görkemli, hem hüzünlü. Sütunların dili olsa da konuşsa eğer dinlemeye ömrünüzün yetmeyeceği yüzbinlerce hikaye sakladığını hissettirtiyor derinden. Çok üzülüyor insan, yıllar geçse de üstünden. Çanakkale beni o kadar üzdün o kadar üzdün ki, ama aynı zamanda o kadar da mağrursun ki, kızmak gelmiyor içimden. Hiç ama.

image

20150610_154816

image

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

Courseim

Lazer Gravür

Anthony Wilson

'Disarmingly open...one of today’s most popular and essential online reads' The Poetry Trust

erhanca

This WordPress.com site is the bee's knees

4SENEM

BİR MUHASEBECİNİN 4 SENE BEKLEME SÜRECİ

Retrospektif

Eskiye Dönüş Yapmadan Yeniyi Yaratamazsın...

Sıradan Bir An !

Soyut gerçeklerin somut formları

Kafamdan Geçen Tilkiler

Özlem Kayasaroğlu

Evren ve İnsan

Bilinenden Bilinmeyene...

Gece Sokağı

Geceye Dair Tek Dostunuz

sureyyakeskinciftligi

KANGAL KÖPEKLERİ HAKKINDA HER ŞEY

HÜLYA ÖZCAN İLE ASTROLOJİ

Astroloji bir dildir. Bu dili anlıyorsanız gökler sizinle konuşur.

Meraklı Karınca

Computer Girl's

çekmeköy parke

Çekmeköy parke, Çekmeköy parke ustası, Çekmeköy parke ustaları, Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy parke döşeme, Çekmeköy parke döşeme ustası, Parke döşeme Çekmeköy, Çekmeköy parkeci, Çekmeköy parkeciler, Parkeci Çekmeköy, Çekmeköy parke yapanlar, Parke yapanlar Çekmeköy, Çekmeköy parke uygulama, Parke uygulama Çekmeköy, Çekmeköy parke firması, Parke firması Çekmeköy, Çekmeköy parke kaplama, Parke kaplama Çekmeköy, Çekmeköy parke fiyatları, Parke fiyatları Çekmeköy, Çekmeköy parke çeşitleri, Parke çeşitleri Çekmeköy, Çekmeköy parke renkleri, Parke renkleri Çekmeköy, Çekmeköy parke modelleri, Parke modelleri Çekmeköy, Çekmeköy parke montaj, Çekmeköy zemin kaplama, Çekmeköy zemin döşeme, Çekmeköy parke montaj ustası, Çekmeköy laminat parke, Laminat parke Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke döşeme, Çekmeköy laminat parke döşeme ustası, Çekmeköy laminat parkeci, Laminat parkeci Çekmeköy, Çekmeköy laminat, Laminat ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke yapanlar, Çekmeköy laminat parke uygulama, Çekmeköy laminat parke firması, Çekmeköy laminat parke kaplama, Çekmeköy laminat parke fiyatları, Çekmeköy laminat parke çeşitleri, Çekmeköy laminat parke renkleri, Çekmeköy laminat parke modelleri, Çekmeköy ucuz laminat parke, Çekmeköy laminat parke montaj,

blogcuyazar

Kalemin İzi, Gönlün İzidir...

Ümraniye parke ustası

Parke, Parke ustası, Usta parkeci, Laminat, Laminat parke, Laminat parke ustası, Parkeci, Parke firması, Laminat ustası, İstanbul parke, İstanbul parke ustası, Parke ustası istanbul, İstanbul parkeci, Parkeci istanbul, İstanbul laminat ustası, Ümraniye parke, Ümraniye parke ustası, Ümraniye parke ustaları, Parke ustası Ümraniye, Ümraniye parke döşeme, Ümraniye parke döşeme ustası, Parke döşeme Ümraniye, Ümraniye parkeci, Ümraniye parkeciler, Parkeci Ümraniye, Ümraniye parke yapanlar, Parke yapanlar Ümraniye, Ümraniye parke uygulama, Parke uygulama Ümraniye, Ümraniye parke firması, Parke firması Ümraniye, Ümraniye parke kaplama, Parke kaplama Ümraniye, Ümraniye parke fiyatları, Parke fiyatları Ümraniye, Ümraniye parke çeşitleri, Parke çeşitleri Ümraniye, Ümraniye parke renkleri, Parke renkleri Ümraniye, Ümraniye parke modelleri, Parke modelleri Ümraniye, Ümraniye parke montaj, Ümraniye zemin kaplama, Ümraniye zemin döşeme, Ümraniye parke montaj ustası, Ümraniye laminat parke, Laminat parke Ümraniye, Ümraniye laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke döşeme, Ümraniye laminat parke döşeme ustası, Ümraniye laminat parkeci, Laminat parkeci Ümraniye, Ümraniye laminat, Laminat ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke yapanlar, Ümraniye laminat parke uygulama, Ümraniye laminat parke firması, Ümraniye laminat parke kaplama, Ümraniye laminat parke fiyatları, Ümraniye laminat parke çeşitleri, Ümraniye laminat parke renkleri, Ümraniye laminat parke modelleri, Ümraniye ucuz laminat parke, Ümraniye laminat parke montaj, Kazımkarabekir parke, Kazımkarabekir parke ustası, Kazımkarabekir parke ustaları, Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke döşeme, Kazımkarabekir parke döşeme ustası, Parke döşeme Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parkeci, Kazımkarabekir parkeciler, Parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke yapanlar, Parke yapanlar Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke uygulama, Parke uygulama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke firması, Parke firması Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke kaplama, Parke kaplama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke fiyatları, Parke fiyatları Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke çeşitleri, Parke çeşitleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke renkleri, Parke renkleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke modelleri, Parke modelleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke montaj, Kazımkarabekir zemin kaplama, Kazımkarabekir zemin döşeme, Kazımkarabekir parke montaj ustası, Kazımkarabekir laminat parke, Laminat parke Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke döşeme, Kazımkarabekir laminat parke döşeme ustası, Kazımkarabekir laminat parkeci, Laminat parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat, Laminat ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke yapanlar, Kazımkarabekir laminat parke uygulama, Kazımkarabekir laminat parke firması, Kazımkarabekir laminat parke kaplama, Kazımkarabekir laminat parke fiyatları, Kazımkarabekir laminat parke çeşitleri, Kazımkarabekir laminat parke renkleri, Kazımkarabekir laminat parke modelleri, Kazımkarabekir ucuz laminat parke, Kazımkarabekir laminat parke montaj, Aşağıdudullu parke, Aşağıdudullu parke ustası, Aşağıdudullu parke ustaları, Parke ustası Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke döşeme, Aşağıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parkeci, Aşağıdudullu parkeciler, Parkeci Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke firması, Parke firması Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke montaj, Aşağıdudullu zemin kaplama, Aşağıdudullu zemin döşeme, Aşağıdudullu parke montaj ustası, Yukarıdudullu parke, Yukarıdudullu parke ustası, Yukarıdudullu parke ustaları, Parke ustası Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke döşeme, Yukarıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parkeci, Yukarıdudullu parkeciler, Parkeci Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke firması, Parke firması Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke montaj, Yukarıdudullu zemin kaplama, Yukarıdudullu zemin döşeme, Yukarıdudullu parke montaj ustası,

Şiirsel

"Her şeyden biraz kalır" ...

Bir Adet Matmüh

(kulaklarım çınlıyor)

TheCatay

The Catay

korsanblog

...seyir defteri...

Okur Yazar Gönül Gezer

Hakuna Matata (Swahili dilinde bir çift kelime; Sen elinden geleni yap sonra ne olacaksa olsun. Hayatın mı karışık? Hakuna Matata)

softwareqc

Just another WordPress.com site

Yazar Akif Altaylı

Şiir ve Roman Yazarı

Yalnızsızlık Derneği

Neptün, en sevdiğim gezegen.

~ d a n d i k a d a m ~

kişisellikte çığır açmayı kendimize ~d ü s t u r~ edindik. öğleden sonra tekrar gelin. akşama da gelin.

renklibilye

Renk renk yaşanan bir hayat..

Dünya İşlerim

Olaylar zamanı ve yeri geldiğinde istesek de istemesek de zaten yaşanıyor. Bizler sadece olanları konuşuyoruz.

Mihr- i Efsun

Aşk Seninle Yanmıyorsa Sen Aşk ile Yan

Fulla*

Ölüyoruz yaşamak için.

Kafası Karışık Yazar

Bana beni anlat.

Kitaplar, Hayat ve Ben

Sadece Okumayı Sevmek Bile Bazen Her şeyi Değiştirebilir

Bir Deli'nin Dünlüğü

Kendi Kendine Konuşmayan İnsan Delidir!

AfilYazar

Şahsi Fikir ve Yazılarım

%d blogcu bunu beğendi: