BİR ŞEYLERİN PEŞİNDE, SEKİZİNCİ BÖLÜM : BURSA “SÜMBÜLLER VE SÜRGÜNLER KENTİ” – 4

20170413_182734-01

BİR ŞEYLERİN PEŞİNDE, SEKİZİNCİ BÖLÜM : BURSA “SÜMBÜLLER VE SÜRGÜNLER KENTİ” – 4

“Dünyanın kahrı bu. Dünyada iş olduğunu bilsem hayatta gelmezdim.” Bursa’da bir Emekçi

GİRİŞ :

Son  bölümde Trilye’de kalmıştım. Kaldığım yerden devam edeyim istiyorum. Biliyorum sizleri de peşim sıra sürüklüyorum ama… Çok meşgulsünüzdür ama… Bugün On Dokuz Mayıs ama… Bu okullarda yapılacak son kutlama olacakmış baksana… On Dokuz Mayıs bahane, tatiller şahane… Bundan böyle bayram olarak da kutlanmayacakmış… Oh olsun hepimize… Her neyse… Parası olanlar otellere kaçacak, olmayanlarsa gidip akrabalarına sığınacak yine. Arabası varsa krallar gibi kurulacak koltuğuna, yoksa da toplu taşımalarda sıkışık şartlarda taşınacak. Parası olan pahalı restoranlarda sofralar kurduracak, olmayan da külahta dondurmasını yalayacak. Ama çoğunluk az ya da çok gittiği her yeri sosyal medyada etiketleyecek. Gülen yüzler(hiç ağlamazsınız bilirim), ringo ringo şişeler, mangalda tavuklar, köfteler(hem bilinçli hem de her şeyi bilen tüketici dar alanda kısa paslaşan tavukları yemeyi bıraktı çoktan)paylaşılacak bol bol, olsun bak bunlar da güzel. Avunabildiyseniz eğer, avutabildiysem eğer… Yok hiç para yok, bir yerlere kımıldayamayız, yirmi bir’i akşamı sosyal medyadaki fotoğraflara çevireceğiz yüzümüzü diyorsanız o en fenası. Size ben bile çare olamam. Sizi ben bile teselli edemem. Gıpta eder eder oturursunuz sadece. Neyse ki tevekkül denen bir şey var Müslümanlık nezdinde. Tevekkül edin ve oturun metanetle. Yoksa gıptayla başlar tüm kötülükler, filizlenir tohumlar bedenimizde, kocaman ağaçlar yetiştiririz içimizde.

Yıllara meydan okumuş, ismi Zeytinbağı olarak değiştirilmiş olsa da zeytinine ismini vermiş Trilye adıyla anılan-Trilye ya da Tirilye-ister i ile ister i’siz Mudanya’dan hemen sonra geçtiğim ve çok beğendiğim bir eski Rum kasabasıydı. Bursa’da gittiğim her yerden memnuniyetle ayrıldığım anlaşılmıştır sanırım. Vakitsizlikten gidemediğim İznik kaldı sadece aklımda. Özellikle de İznik Yeşil Camii. Kısmet bir başka Bursa seferine. Bursa fethedilmelere layık bir şehir imiş, mutlaka görülmesi gerekenmiş. Öyle gördüm, öyle bildim, tutucu diye ürktüğüm yine de sevmediğim bin türlü haline rağmen, görmek gerekmiş. Ben Bursa’yı çok ama çok beğendim.

20170412_091405-
Bursa
20170413_094833-01
Mudanya

MUDANYA :

Trilye dönüşü bir kez daha Mudanya sokaklarında dolaşıyorum. Mis gibi her yer. Bursa’da hakim olan, sokakları lavabo zannederek ağzından burnundan ne çıkarsa fırlatıp atma sevdası burada yok. Demek ki medeni bir yüzü de var Bursa’nın. Bunlarsa hep suya kıyısı olan bölgelerinde çıkıyor karşımıza. Yaklaşık yirmi beş sene önce, Ankara’dan İzmir’e taşındığımızda annem ne medeni yer burası, insanları sokaklara tükürmüyor demişti İzmir için. O hesap Mudanya’da da yerler mis gibi. Üstelik kimse çöpünü, artığını yerlere saçmıyor. Birikmiş çöp yok, kötü koku yok. İnsanı bilinçli olan yerin sokakları da temiz kalıyor. İnsanları ve davranış şekillerini gündelik hayatınızda fazlaca kafaya takanlardansanız eğer, yüzünüzü Batı’ya ve aydın kesime çevireceksiniz kendi iyiliğiniz için yoksa bekçi Murtaza gibi o tükürdü, bu kustuyla bir ömür geçmiyor. Geçiyor da zor geçiyor. Yoksa her ömür sıkıştığı yerde geçip gidiyor.

Mudanya’nın bir başka özelliği de mesafesi. Bundan kastım duygusal anlamdaki uzaklık. Sakin ve de suskun Mudanya, sizi, Trilye gibi hemencecik kucaklamıyor. Sırlarını kolay kolay açacakmış gibi de görünmüyor. İnsan hikayeleri çıkarmak Trilye kadar kolay değil burada. İnsanlar ser veriyor, sır vermiyor. Ama Kalami Restoran ve manzarası bir başka. Bursa’ya dönmek zorunda olmasam bir bira içerdim diye geçirdim durdum içimden, her defasında Kalami’nin önünden geçerken. Fakat Ulu Camii’ye tekrar uğrayacağım ve uygun olmayacağını düşünüyorum vaziyetimin. Zaten şehir merkezinde içki içmek aklınıza gelebilecek son şey. Varsa yoksa yoğurtlu iskender. Her yer döner, iskender. Yazın döner, kışın iskender.

20170414_104055-01

BURSA, MERKEZ :

Bugün Bursa’daki son günüm ve akşam dönmem gerekiyor. Uludağ için çok geç diyorum içimden. Şehri tanıyıp, aylak aylak gezeyim istiyorum. Erkenden vestiyere bıraktığım bavulumu kaderine terk edip yola çıkıyorum sabahın erken bir saatinde. Bursa’ya bahar gelmiş. Şehrin sıcağı yakacak gibi görünüyor. Serinlikten faydalanıyorum. Ben bu yazıyı şimdi yazarak geç kalmış olsam da, dün akşam son bir kez daha Ulu Camii’ye gittiğimde seçim çalışması yapan gençlerden biri elindeki evet broşürünü bana uzatırken siz de evetçi tipi var demişti. Özgüven midir, bilmişlik mi ya da cahil cesareti midir bilemedim ama sesimi çıkarmayıp kaşlarımı kaldırarak cevap vermiştim kendilerine. Sonra aynı evetçi grup ya da güruh tempolu bir müzik eşliğinde Koza Han’ın önünde coşku içerisinde ter ter tepiniyordu. Siyasetin eğlenceyle karıştırılması o kadar tuhaf oluyor ki. Bir yandan Mehter Marşı, üzerine az oyun havaları, az sonra ezan okunur keserler, bitince ver coşkuyu arpası fazla gelenlere… Aynı şekilde yine başka bir grup ya da güruh kadına şiddeti kınamıştı İstanbul sokaklarında samba yaparak. Burası Brezilya ya! Siyasete müzik karıştı mı, ortam pavyona, insanlar dansöze benziyor bir anda. Orda Ulu Camii, burda köçeklik… Oldu mu şimdi?

20170414_111944-01
Hünkar Köşkü

HÜNKAR KÖŞKÜ :

Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü’ne gideceğim diyordum kendimi sokağa attığım ilk anda ama her şey bir plan olarak kalıyor ve ben kendimi Tarihi Mahkeme Hamamı’nda sonra da bir Kültür Merkezi’nde buluyorum. İçeride bir etkinlik düzenlenmiş ve bitmiş. Sırada kahvaltı faslı var. Bense ne yapıp edip bir yandan bilgi almaya çalışırken, öte yandan masanın etrafında toplanmış çaylarını yudumlayan adamları rahatsız etmemeye çalışıyorum. O sırada Kadir sizi götürsün diyorlar. O kim derken, kendisinin Hünkar Köşkü’nün aşçısı olduğunu öğreniyorum. Beraber köşke doğru yola çıkıyoruz. Bir sürü soru soruyorum, bir sürü cevap veriyor. Ulu Camii’nin ortasındaki havuzun hikayesini anlatıyor, av menüsünden bahsediyor, bende insanlık tarihinin bu ilk toplu hareketi hakkında fikir sahibi oluyorum. Ava doğrudan yaklaşmanın ve o şekilde avlanmanın tehilkeli olabileceğinden ötürü, insanoğlu aklını kullanarak avlanma yöntemleri geliştirmiş, tuzaklardan yararlanmış, hayvan sürülerini uçurumlara sürmüş, pusu kurmayı öğrenmiş. Bu sayede de insan doğa karşısında güç kazanmış ve bugünlere gelinmiştir. Neticeye baktığımızda sessiz kalan doğanın intikamı da ara ara feci olmuş ve fakat insanoğlu tüm bunlardan aklıyla bir ders çıkartamamıştır. Bense menüye bakıyorum her tür et çeşidi mevcut ama öte yandan bıldırcın, keklik, tavşan hiç bana göre şeyler değil. Damak tadında maceracı olmadım hiçbir zaman.

Yıldırım İlçesi’nde bulunan Hünkar Köşkü’nde bana ikram edilen çayı içip ayrılmadan önce bahçeyi ve fotoğraf çekmenin yasak olduğu köşkü geziyorum. Rehberimin adı Seda. Çok sakin ve öyle de de anlatıyor. Sakin sakin. Oda oda geziyoruz beraber. Köşk, Sultan Abdülmecid tarafından 19. yüzyılın ortalarında 19 günde yaptırılmış olup, Bursa’ya gelen sultanlar tarafından dinlenme ve av köşkü olarak kullanılmış, daha sonra da Atatürk ve manevi kızlarına ev sahipliği yapmış. Fotoğraf çekmem mümkün olmadığından daha doğrusu yasak olduğundan aklımda kalanları paylaşacağım sadece. Atatürk’ün küçük ayakları varmış. Yatağının yanında duran deri terliklerinin küçüklüğü kalmış aklımda. Bir de kızların kaldığı oda ve porselenlerin ve kristallerin dikdörtgen bir masayı süslediği yemek odası. Sanki az sonra bu masada yemek yeme şerefine nail olacak herkes odalarında hazırlık yaparken, mutfakta bir koşuşturmacadır gidecek. Menüyse rahmetli av hayvanları olacak. Ben mi? Ben baş davetliyim. Bu yemek benim onuruma düzenlendi… Yanarım yanarım hiç şöyle bir sofraya davet edilmemiş olduğuma yanarım. Bir de şu yüzyılda yaşadığıma yanarım. Az evvel oturup da bir bira içemediğime yanarken, porselenleri gören gözlerim sayesinde çıtam nasıl da yükseliverdi bir anda. İnsanoğlu işte böyle havalanır, konar daldan dala; kanatsız da olsa. Porselenler nefisti ama.

20170414_114412-01

IRGANDI KÖPRÜSÜ :

Tarihi Irgandılı Çarşısına kadar sağıma soluma baka baka yürüyorum. Bilmediğim bir şehirde elimi kolumu sallaya sallaya tek başına gezmekten daha fazla beni mutlu eden bir şey yok. Köprüye geldiğimde merkeze uzaklığından belki, belki de kadersizliğinden kaynaklı cansızlığı çarpıyor gözüme. Ne gelen var, ne giden. Üzerindeki karşılıklı iki sıra halindeki dükkanların bir kısmı kapalı, açık olanlarsa sinek avlıyor. Dünyada yalnızca Floransa, Venedik ve Lofça’da bulunan çarşılı köprülerden dördüncüsü olan Irgandı Köprüsü gözlerden ırak, mekan sahipleriyse ilgisizlikten muzdarip yaşayıp gidiyorlar enteresan hikayeli köprülerinin içindeki dükkanlarında. Gelelim evliya meselesine: Orhangazi Bursa’yı fethettiğinde Allah uğruna savaşan yiğitlerden biri bu köprü yerinde, çıkayım mı geleyim mi diye bir ses işitir. Gazi hemen kılıç çekip çık bakalım ne yapabilirsin diyerek sesin geldiği bir yere kılıç vurunca, vurduğu yerden gürleyip büyük bir hazine meydana çıkarak yer ırgalanıp sallanıp sarsılır. Gazi hayretler içinde kalır ve şaşırır. İki yanına baktığında ne görse iyi, derenin içi sikkeli altınlarla dolu. Hazineyi bulan yiğit hemen koşarak Orhan Gazi’ye olanları anlatır. O da ne hayır ettin, Allah sana kısmet etmiş git Bursa’da hayrata sarfet diye emreder. Yiğit/savaşçı bütün hazineyi evine taşıyarak onda birini devlet hazinesine verdikten sonra kalan ile büyük bir köprü yaptırır. İşte Irgandı Köprüsü denmesinin sebebi budur. Diye anlatmıştır Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde. Gelelim bu gürleyip, ırgalanan yer meselesine. Göz görmeyince gönül katlanıyordu demişti büyükler, akıl inanıyordu dememişlerdi. O köprünün altı sikkeli altınlarla doluymuş da şimdi mi kurumuş? Bu ne bereketsizliktir şimdilerde yaşanan? Kıran mı girdi, anlaşılacak gibi değil. Köprüye ne gelen var ne de giden. Esnaf oturmuş tavla atıyor. Erenler evliyalar gelsinler de ırgalanmaz olan köprünün şu son vaziyetini görsünler.

20170414_115519-01

KILIÇ KALKAN EVİ :

Setbaşı’nda, Şehir Kütüphanesi yanında, Setbaşı Camii’ninse hemen arkasında yer alan, Bursa’nın en önemli folklorik simgelerinden biri olan Kılıç Kalkan’ın, fotoğraflarla, heykellerle, rölyeflerle ve kıyafetlerle temsil edildiği ve müze işlevi gören Kılıç Kalkan Evi’ne geliyorum. Metin Bey var içerde. Bana Kılıç Kalkan’ın öneminden, biraz tarihinden, Mustafa Tahtakıran’ın Kılıç Kalkan ve  dolayısıyla Bursa için taşıdığı önemden, rahmetli Mustafa Tahtakıran’ın kendisinden, Kılıç Kalkan’ın bir savunma sanatı ya da spor değil de, bir çeşit halk dansı olduğundan, erkek erkeğe yapılan bu halk dansının oynanmaya başladığı ilk günden itibaren figürlerini koruduğundan, giyilen kostümlerin Bursa civarındaki bazı köylerde sergilendiğinden, fakat bir dönem uluslararası festivallerde sergilenen, kah devlet adamlarının kah turist gruplarının karşılanmasında oynanan oyunun barbar Türk imajını desteklediğinden yarışmalara katılmasının, okullarda öğretilmesinin sakıncalı bulunduğundan bahsedip, dert yanıyor bir yandan da. Benim fikrimi sorarsanız eğer, Metin Bey sormamıştı, ben de kendi kendime soruyor ve de cevaplıyorum hemen arkasından;  Kılıç Kalkan hem kostümleri hem de hareketleriyle çok hoşuma gitse ve tüm o sertliğin altında çok nazik figürler taşıdığını düşünsem de, Uludağ’a gitmek üzere havalimanına inmiş sporcuları ellerinde kılıç kalkanla hey hey de hey diye karşıladığın takdirde, kendi kanlı tarihlerine bakmayıp gücenmeyen kendisi de barbar olup sana barbar diyen ülke halklarını ürkütebilirsin haliyle. Bence. İsveçli sporcular mesela, kılıç kalkanla karşılanmasalar da olur. Ama Tazmanyalılara her tür tuhaf davranışını sergileyebilirsin mesela. Kızılderililer de Beyaz Adam’ın her tür barbarlığına alışık olabilir. Tabii siyahlar da. Ama sen guguklu saatin mucidi olan, refah düzeyi yüksek bir ülkeden gelmiş sarışın kadınların ve adamların karşısına yağız, bıyıklı ve kalın baldırlı, yüz yıl önceki kostümler üzerlerinde, bir de ellerinde kılıçlarla şakır şukur et kesecekmiş gibi, olmadı yokluktan sizi kesecekmiş gibi hareketlerle fırlayan adamlarla çıkarsan, zaten tuhaf bir imajı olan ve de kanaati kestirilemeyen ülke insanların hakkında farklı türde bir efsane yaratmış olursun. Bence. Kılıç Kalkan gibi özel ve güzel, Bursa iline ve yöresine nasip olmuş böyle bir halk dansı turist kafilelerini karşılamakta kullanılmaktan çok daha iyilerine layık. Bence. Modern yüzyılda ya kendi markanı yaratacaksın ya da hem sürüden hem de sürümden faydalanacaksın. Ya sessiz ve derinden gideceksin ya da kendini ortalığa saçacaksın. Anlaşılamamak bazen çok anlaşılmaktan bin kat, milyon kat iyi. Bence.

Her neyse bu son Bursa yazım olacaktı ama kıyamıyorum bu şehri bitirmeye. Bir son bölüm daha yazacağım zahmet edip okuyanlar için, ama aslında ben tüm yazılarımı sadece kendim için yazıyorum. Bu böyle biline.

Aziz olunuz… Sular gibi… İyi tatiller hepinize.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

Courseim

Lazer Gravür

Anthony Wilson

'Disarmingly open...one of today’s most popular and essential online reads' The Poetry Trust

erhanca

This WordPress.com site is the bee's knees

4SENEM

BİR MUHASEBECİNİN 4 SENE BEKLEME SÜRECİ

Retrospektif

Eskiye Dönüş Yapmadan Yeniyi Yaratamazsın...

Sıradan Bir An !

Soyut gerçeklerin somut formları

Kafamdan Geçen Tilkiler

Özlem Kayasaroğlu

Evren ve İnsan

Bilinenden Bilinmeyene...

Gece Sokağı

Geceye Dair Tek Dostunuz

sureyyakeskinciftligi

KANGAL KÖPEKLERİ HAKKINDA HER ŞEY

HÜLYA ÖZCAN İLE ASTROLOJİ

Astroloji bir dildir. Bu dili anlıyorsanız gökler sizinle konuşur.

Meraklı Karınca

Computer Girl's

çekmeköy parke

Çekmeköy parke, Çekmeköy parke ustası, Çekmeköy parke ustaları, Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy parke döşeme, Çekmeköy parke döşeme ustası, Parke döşeme Çekmeköy, Çekmeköy parkeci, Çekmeköy parkeciler, Parkeci Çekmeköy, Çekmeköy parke yapanlar, Parke yapanlar Çekmeköy, Çekmeköy parke uygulama, Parke uygulama Çekmeköy, Çekmeköy parke firması, Parke firması Çekmeköy, Çekmeköy parke kaplama, Parke kaplama Çekmeköy, Çekmeköy parke fiyatları, Parke fiyatları Çekmeköy, Çekmeköy parke çeşitleri, Parke çeşitleri Çekmeköy, Çekmeköy parke renkleri, Parke renkleri Çekmeköy, Çekmeköy parke modelleri, Parke modelleri Çekmeköy, Çekmeköy parke montaj, Çekmeköy zemin kaplama, Çekmeköy zemin döşeme, Çekmeköy parke montaj ustası, Çekmeköy laminat parke, Laminat parke Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke döşeme, Çekmeköy laminat parke döşeme ustası, Çekmeköy laminat parkeci, Laminat parkeci Çekmeköy, Çekmeköy laminat, Laminat ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke yapanlar, Çekmeköy laminat parke uygulama, Çekmeköy laminat parke firması, Çekmeköy laminat parke kaplama, Çekmeköy laminat parke fiyatları, Çekmeköy laminat parke çeşitleri, Çekmeköy laminat parke renkleri, Çekmeköy laminat parke modelleri, Çekmeköy ucuz laminat parke, Çekmeköy laminat parke montaj,

blogcuyazar

Kalemin İzi, Gönlün İzidir...

Ümraniye parke ustası

Parke, Parke ustası, Usta parkeci, Laminat, Laminat parke, Laminat parke ustası, Parkeci, Parke firması, Laminat ustası, İstanbul parke, İstanbul parke ustası, Parke ustası istanbul, İstanbul parkeci, Parkeci istanbul, İstanbul laminat ustası, Ümraniye parke, Ümraniye parke ustası, Ümraniye parke ustaları, Parke ustası Ümraniye, Ümraniye parke döşeme, Ümraniye parke döşeme ustası, Parke döşeme Ümraniye, Ümraniye parkeci, Ümraniye parkeciler, Parkeci Ümraniye, Ümraniye parke yapanlar, Parke yapanlar Ümraniye, Ümraniye parke uygulama, Parke uygulama Ümraniye, Ümraniye parke firması, Parke firması Ümraniye, Ümraniye parke kaplama, Parke kaplama Ümraniye, Ümraniye parke fiyatları, Parke fiyatları Ümraniye, Ümraniye parke çeşitleri, Parke çeşitleri Ümraniye, Ümraniye parke renkleri, Parke renkleri Ümraniye, Ümraniye parke modelleri, Parke modelleri Ümraniye, Ümraniye parke montaj, Ümraniye zemin kaplama, Ümraniye zemin döşeme, Ümraniye parke montaj ustası, Ümraniye laminat parke, Laminat parke Ümraniye, Ümraniye laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke döşeme, Ümraniye laminat parke döşeme ustası, Ümraniye laminat parkeci, Laminat parkeci Ümraniye, Ümraniye laminat, Laminat ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke yapanlar, Ümraniye laminat parke uygulama, Ümraniye laminat parke firması, Ümraniye laminat parke kaplama, Ümraniye laminat parke fiyatları, Ümraniye laminat parke çeşitleri, Ümraniye laminat parke renkleri, Ümraniye laminat parke modelleri, Ümraniye ucuz laminat parke, Ümraniye laminat parke montaj, Kazımkarabekir parke, Kazımkarabekir parke ustası, Kazımkarabekir parke ustaları, Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke döşeme, Kazımkarabekir parke döşeme ustası, Parke döşeme Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parkeci, Kazımkarabekir parkeciler, Parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke yapanlar, Parke yapanlar Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke uygulama, Parke uygulama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke firması, Parke firması Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke kaplama, Parke kaplama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke fiyatları, Parke fiyatları Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke çeşitleri, Parke çeşitleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke renkleri, Parke renkleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke modelleri, Parke modelleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke montaj, Kazımkarabekir zemin kaplama, Kazımkarabekir zemin döşeme, Kazımkarabekir parke montaj ustası, Kazımkarabekir laminat parke, Laminat parke Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke döşeme, Kazımkarabekir laminat parke döşeme ustası, Kazımkarabekir laminat parkeci, Laminat parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat, Laminat ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke yapanlar, Kazımkarabekir laminat parke uygulama, Kazımkarabekir laminat parke firması, Kazımkarabekir laminat parke kaplama, Kazımkarabekir laminat parke fiyatları, Kazımkarabekir laminat parke çeşitleri, Kazımkarabekir laminat parke renkleri, Kazımkarabekir laminat parke modelleri, Kazımkarabekir ucuz laminat parke, Kazımkarabekir laminat parke montaj, Aşağıdudullu parke, Aşağıdudullu parke ustası, Aşağıdudullu parke ustaları, Parke ustası Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke döşeme, Aşağıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parkeci, Aşağıdudullu parkeciler, Parkeci Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke firması, Parke firması Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke montaj, Aşağıdudullu zemin kaplama, Aşağıdudullu zemin döşeme, Aşağıdudullu parke montaj ustası, Yukarıdudullu parke, Yukarıdudullu parke ustası, Yukarıdudullu parke ustaları, Parke ustası Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke döşeme, Yukarıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parkeci, Yukarıdudullu parkeciler, Parkeci Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke firması, Parke firması Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke montaj, Yukarıdudullu zemin kaplama, Yukarıdudullu zemin döşeme, Yukarıdudullu parke montaj ustası,

Şiirsel

"Her şeyden biraz kalır" ...

Bir Adet Matmüh

(kulaklarım çınlıyor)

TheCatay

The Catay

korsanblog

...seyir defteri...

Okur Yazar Gönül Gezer

Hakuna Matata (Swahili dilinde bir çift kelime; Sen elinden geleni yap sonra ne olacaksa olsun. Hayatın mı karışık? Hakuna Matata)

softwareqc

Just another WordPress.com site

Yazar Akif Altaylı

Şiir ve Roman Yazarı

Yalnızsızlık Derneği

Neptün, en sevdiğim gezegen.

~ d a n d i k a d a m ~

kişisellikte çığır açmayı kendimize ~d ü s t u r~ edindik. öğleden sonra tekrar gelin. akşama da gelin.

renklibilye

Renk renk yaşanan bir hayat..

Dünya İşlerim

Olaylar zamanı ve yeri geldiğinde istesek de istemesek de zaten yaşanıyor. Bizler sadece olanları konuşuyoruz.

Mihr- i Efsun

Aşk Seninle Yanmıyorsa Sen Aşk ile Yan

Fulla*

Ölüyoruz yaşamak için.

Kafası Karışık Yazar

Bana beni anlat.

Kitaplar, Hayat ve Ben

Sadece Okumayı Sevmek Bile Bazen Her şeyi Değiştirebilir

Bir Deli'nin Dünlüğü

Kendi Kendine Konuşmayan İnsan Delidir!

AfilYazar

Şahsi Fikir ve Yazılarım

%d blogcu bunu beğendi: