THE KILLING OF A SACRED DEER : KUTSAL GEYİĞİN ÖLÜMÜ

ED13CACD-830B-4EE8-B598-A927D9D9B433

THE KILLING OF A SACRED DEER : KUTSAL GEYİĞİN ÖLÜMÜ

”Mitler toplumsal rüyalardır; rüyalarsa özel mitlerdir.” Joseph Campbell, antropolog

Korkma sakın. Histerik olma. O kadar da trajik değil. Bazen bedenin hareket edememekten ağrıyor ve uyuyamıyorsun. O kadar.” Kim

Filmin yönetmeni Yorgos Lanthimos’un izlediğim üçüncü filmi “Kutsal Geyiğin Ölümü”. Oyuncu olarak yer aldığı Attenberg’i de izlemiştim daha önce, oyunculuğu nasıl acaba diye. Adam yönetmen, aklına esmiş bir filmde rol almış, oyunculuk üzerine kariyer yapmamış neticede. Yönetmenliği altında izlediğim filmlerine gelince de Dogtooth’u şaşkınlıkla karışık bir beğeniyle, Lobster’ı artık yönetmeni bildiğimden ötürü duyduğum aşinalıktan kaynaklı fakat tereddütsüz bir hayranlıkla, son filmi olan Kutsal Geyiğin Ölümü’nü ise Lanthimos’sa izlenir türünden bir farkındalıkla izledim ve yine değişik buldum ve çok beğendim. Sizi hangisini daha çok beğendiğimi sorma ve düşünme sıkıntısına düşürmeden diyeceğim ki: “Dogtooth”. Böyle zekice sinir bozmak bir Haneke’ye mahsus sanırken, yanılttı bizi Atina’lı yönetmen, seneler 2009’u gösterir iken. Tek atımlık kurşunu olmadığını ispatlayansa, arka arkaya çektiği iyi filmleri oldu, öncelikle de Lobster geldi. Amerikalı ve Avrupalı oyuncularla çektiği filmle Cannes’dan eli boş dönmedi. “Kutsal Geyiğin Ölümü” ise yine Cannes Film Festivali’nden bu sefer en iyi senaryo ödülü ile ayrıldı. Geniş ve ferah alanlarda geçmesine rağmen yanıltıcı ve tekinsiz mizansenler, uzaktan takip halinde hareketli kamera, yer yer iyice ilginçleşen soğuk tonlamalı diyaloglar, tuhaf aile bağları, dış dünyadan gelen bir yabancının var olan düzeni yıkması, mitolojik ve dini göndermeler, enteresan bir intikam ve eden bulur hikayesiyle birleşiyor bu defasında. Eden buluyor mu, evet buluyor ama masumun kurban edilişiyle son buluyor. Filmin adında bahsi geçen kutsal geyik nedir diye sorduğunuzda, Yunan mitolojisi devreye giriyor ve size burada ilk önce bu mitosu özetlemeye çalışacağım internetten aşırdığım bilgiler eşliğinde. Kısaca filme giriş yapıyoruz bu vesileyle. Önemli bir kurban mitine sırtını yaslamış senaryosu. Aslı ve arketipi ise Troya savaşı esnasında yaşanmış. Aka ordusu kral Agamemnon önderliğinde birleşerek Troya’ya karşı sefere hazır halde Yunanistan’ın kıyı kentlerinden Auilis’de toplanmışlar. Donanma tüm hazırlığını tamamlamış ve denize açılmak için uygun rüzgarın çıkmasını beklemeye başlamış. Günler geçmesine rağmen rüzgar bir yana küçük bir esinti bile olmazken, askerler sabırsızlanmaya başlamışlar ve ordunun bilicisi Kalkhas’a danışmışlar. Kalkhas bilicilik yeteneğini konuşturmuş ve kehaneti duyurmuş; rüzgarın çıkmama nedeni Artemis’tir diye. Çünkü tanrıça avlanırken kendisine ait bir geyiği öldürdüğü için kral Agememnon’a öfkelenmiş ve ona kin beslemiş. Artemis eğer Agamemnon’un kızı İphigenia’yı kendisine kurban olarak sunarsa kralı bağışlayacak, rüzgarın esmesini ve donanmanın yola çıkmasını sağlayacakmış. Bu sözler üzerine çılgına dönen Agamemnon önce kızını kurban etmeyi kabul etmese de, Menelaos ve Odysseus’un donanmanın çıkarlarını kendi çıkarı üzerinde tutması gerektiği yönündeki sözleri ve ısrarları üzerine durumu kabullenmiş. Mykene’deki Karısı Klytaimestra ve kızına bir haberciyle gönderdiği mektupta, İphigenia’yı Akhilleus’la evlendireceğini, bu nedenle Aulis’e gelmelerini bildirmiş, bu habere sevinen Klytaimestra ise kızını yanına alarak Aulis’e gelmiş. Agememnon’un yanına geldiklerinde kızının gelin olarak değil, kurban olarak çağrıldığını öğrenen Klytaimestra öfkeden deliye dönmüş. Yalvarmalar ve ağlamalar kararı değiştirememiş ve kurban edilmek için hazırlanan İphigenia sunağa çıkartılmış. Tam bıçak boğazını keseceğinde, merhametli tanrıça Artemis, kızı sunaktan alarak yerine bir geyik bırakmış. İphigenia’yı kurban edileceği sunaktan alarak rahibesi olarak Tauris’e (Kırım) tapınağına götürmüş. Kurban kesildikten sonra rüzgar esmeye başlamış, donanma yola koyulmuş. Tekrar evine dönen Klytaimestra ise kocasının kızını kurban etme isteğini hiç bir zaman unutmamış. Savaş bitip Agamemnon ülkesine döndüğünde, bu yaptığının bedelini krala canıyla ödetmiş. Efsane kısmı burada bitiyor, biz şimdi gelelim filmimize.

113448B3-D08E-483C-9D66-F02187173C46

Yerinde atmakta olan bir kalp var filmin açılış sahnesinde. Kan kırmızısı değil rengi, kalp bildiğin kalp şeklinde de değil. Atıyor ait olduğu yerde. Bir el var dikişleri atmakta olan. O elin sahibi olan karizmatik doktor rolündeki Colin Farrell’ınsa rol aldığı ikinci Lanthimos filmi bu. Üzerindeki kanlı kıyafetleri çıkarır çıkarmaz çöpe atıyor. Kamera cerrahtan kalan öte berinin bulunduğu çöpe bir süreliğine odaklandıktan sonra, anesteziyolojisti Matthew ile beraber uzuun bir koridorda yürürlerken yüzeysel bir şekilde kol saatleri üzerine konuşuyorlar. En yakın tarihte Dunkirk’te izlediğim Barry Keoghan, Martin rolüyle çıkıyor bu sefer karşımıza. Babasını kaybetmiş, annesiyle beraber yaşıyor delikanlı. Filmin başında yetimliğinden kaynaklı Steven’a yakınlık duyduğunu düşündürtüyor. Beraber öğle yemeği yiyorlar, Steven ona bir saat hediye ediyor, evine davet edip ailesiyle tanıştırıyor, karşılığında o da onun evine gidip annesiyle tanışıyor. Steven’ın on altı yıllık evliliğinden bir oğlu bir de kızı var. Göz doktoru olan güzel bir eşe, beraber doktorculuk oynadıkları garip bir cinsel hayata, şık mobilyalarla döşeli iyi bir muhitte yer alan dışardan da şık görünen bir eve sahip. Steven, Martin hakkında iş arkadaşına ve karısına yalan söylüyor. Babasının trafik kazasında öldüğünü söylüyor karısı Anna’ya, arkadaşına da Martin’in yakın bir akrabası olduğunu söylüyor. İki erkek arasındaki gizem ilerleyen dakikalarda çözülüyor. Bu arada Steven’ın üç yıldır içmediğini öğreniyoruz. Martin, Steven’ı o kadar benimsemiş görünüyor ki açıkça söylüyor annesiyle birlikte olmasını onayladığını. Etraflarında dönen bunca gariplikler karşısında iki masum çocuktan Kim ilk gördüğü andan itibaren Martin’den hoşlanıyor. Bu arada bir sabah okula gitmek için yataktan kalkan Bob, bir daha yataktan kalkamaz hale geliyor. Derhal hastanelerine götürüyorlar ve tüm tetkikleri yaptırıyorlar sırasıyla. Tüm tetkiklerin sonucu iyi çıkıyor. Psikosomatik bir vaka olduğunu düşünen karısını paylıyor Steven. Çocuğu zorla yürütmeye çalışıyor. Martin Bob’u hastanede ziyarete geldiğinde ancak bir açıklama getiriyor tüm bu yaşananlara. Steven’ı kafeteryaya çağırıp anlatmaya başlıyor. Zamanında Martin’in yaptığı ameliyatta ölmüş babası. Şimdiyse bu acının telafisini istiyor ve karşılığında Steven’ın kendi ailesinden birisini öldürmesi gerektiğini söylüyor. Buna karar verecek olan kişi de yine Steven olacak ve eğer Bob, Kim ya da eşinden birini öldürmezse hepsi birden hastalanıp ölecekler. Önce paralize olacaklar, sonra açlıktan ölene dek yemek yemeyi reddedecekler, son olarak gözlerinden kanayacaklar ve tüm bu belirtilerden sonra da nihai son gelecek. Anlatılanları sükunetle dinleyen Steven, az sonra çağırdığı güvenliğin Martin’i hastaneden kapı dışarı edişini de aynı sükunetle izliyor.

Filmin başlarında dışarıdan son derece mükemmel görünen çiftin, en büyük zorbalığı çocuklarına uyguladıklarını öğreniyoruz yavaş yavaş. Anne kız arasındaki çekişme hiç bitmiyor, anne kızını tokatlıyor, anne kızının elindeki telefonu zorla elinden alırken bir yandan da ben babana benzemem diyerek incecik bileğini sıkıyor hiddetle, baba oğluna o çok sevdiği saçlarını kestirmesini söylüyor, yemek yemiyor diye kızıp donut’ı ağzına tıkıştırıyor, yürümüyor diye yerde sürüyüp en nihayet yere atıyor, birbirimize bir sırrımızı verelim dedikten sonra da ergenliğinden kalma saçma sapan bir anısını paylaşıyor onunla. Karşılığında bir sırrını anlatmasını istediğinde, çocuk saf saf benim hiç sırrım yok diyor. Hızını alamadığında Martin’in evine gidip kapısını yumrukluyor. Annesinin fantezilerini gerçekleştireceğini, sevdiklerine bir şey olduğu takdirde hapislerde çürüyeceğini dillendiriyor yüksek sesle. Sonunda da karısına babasının ameliyat masasında kaldığında 46 yaşında olduğunu ve ameliyata alkollü girdiğini itiraf ediyor. Ona kalsa hastayı öldüren ameliyat değil, anesteziyolojistin hatası ve asla bir hastayı öldürecek türde bir hata yaptığını düşünmüyor. Anesteziyolojiste kalsa da her zaman cerrah sorumlu ve Steven ameliyata girmeden iki tek/duble çakmış bile çoktan.

BF9D69E3-5E51-46E0-A093-DA91B866D090

Karısı Steven’ın yapmış olduğu hatanın bedelini neden ben ve çocuklarım ödemek zorunda kalıyoruz diye sormaya Martin’in evine gittiğinde, çocuk zamanında kendi yaşadığı acının ve yetim kalışının tarifsiz ağırlığını anlatıyor ona kibarca. İki çocuğu da yatağa bağımlı vaziyette eve getiriyorlar bundan sonra, tıbben yapılabilecek bir müdahalenin imkansızlığı karşısında. Mamayla besleniyor çocuklar bu zaman zarfında. Hasta yataklarında, monitöre bağlı ölümü bekliyorlar evde. Steven’sa yedisinde neyse yetmişinde de o misali, çocukları yan odada ölürken, patates püresi filan yapmasını istiyor karısından. Steven başarılı bir cerrah, iyi bir aile babası gibi görünse de; bir hastasının ölümüne neden olmuş, öfkeli, yalan söylemekten çekinmeyen, son derece yüzeysel bir adam öte yandan.

Bundan sonra yaşananlarsa kah trajikomik, yer yer de gore. Kim eğer yaşarsa Martin’le beraber olmak istiyor bundan sonraki hayatında. Bob öldüğü takdirde mp3’ünü almak için izin istiyor ondan. Bob zamanında babasının buyurduğu gibi saçlarını kendi elleriyle kesiyor. Babası evlatlarından birini feda edecek ama bir türlü karar veremiyor. Okullarına gidip yetkiliye soruyor siz olsanız hangisini seçerdiniz diye. “Sophie’nin Seçimi”ndeki gibi bir karar vermesi gerekecek çünkü. Tek farkı, seçtiği evladını kendisi öldürmesi gerek bu senaryoda.

6D5D8DC6-4F65-4A0A-A20A-B5A8F12BA8A0

Murphy ailesinin evlerinin bodrum katında Martin var artık. Steven onu bir başka şey için çağırıp, elini kolunu bağlamış. Öfkesinden toparlıyor, dişlerini kırıyor. Martin’se Steven’ı ısırdıktan sonra, kendi kolundan kopardığı bir parçayı tükürüyor kan revan içinde. Kim sürüne sürüne merdivenlerden inerken, Martin son derece umursamaz bir halde kan revan içinde bağlı da olsa sigarasının dumanlarını üflüyor havaya. Olanlardan zevk alıyor gibi, az önce şakağına silah dayanmış olan o değilmiş gibi, sanki ölmekten korkmuyormuş gibi. Eğer Steven onu öldürseydi, bu lanet gereği, olmadı yasalar gereği bir kurşunla dört kişiyi öldürecekti. Anna ise İsa’ymışçasına önünde eğilip ayaklarından öpüyor Martin’in. Kızları kendini feda ediyor. Tanrısı olarak gördüğü babasına bana can verdin, ancak sen alabilirsin diyor. Efendisine itaat eden bir kul gibi konuşuyor. Anne ise tekrar bir çocuk yaparız, daha yaşımız genç, olmadı tüp bebek olur diyor. İnsan doğası diyoruz ya bazen, şöyle kötü böyle fena diye… Steven bir an olsun karısını feda etmeyi düşünmüyor, çünkü bu ağır yükü ve bırakacağı suçluluk duygusunu tek başına taşıyamayacağını ve kimseyle de paylaşamayacağını gayet iyi biliyor. Oğlunu öldürdükten sonra yani Iphigenia yerine geyiği feda ettikten sonra maaile gittikleri restoranda bir şey olmamış gibi oturuyorlar. Martin içeri girip tabureye oturduğunda Kim’in onunla kurduğu gelecek planlarından vazgeçmediğini görüyoruz. Nasılsa bir kurban verildi, kısasa kısas gerçekleşti, herkesin içi rahat etti. Hayat devam edecek bir şekilde, öyle ya da böyle.

Çok enteresan bir oyuncu yönetimi olan Lanthimos, yer yer bir manken gibi kullanmış tüm aktörlerini. Bunun bilincindeki oyuncularsa, askıdaki kıuafetler misali hazır vaziyette podyum sırasını bekliyorlar sanki. Nicole Kidman’a gelince, Cannes’da verilen onur ödülü bile çok az kendisine. Alicia Silverstone’sa filmin sürprizi olmuş, özellikle de benim gibi doksanlarda genç olan bir kuşaktan gelenler için.

A465D3DE-C01B-49D5-815C-6888112828F5

31747418-F200-4009-B318-1B311E022585

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

saygoodbyemoon.wordpress.com/

Kendinizden bir şey bulabilmeniz dileğiyle..

ETCAERA

Ve kalan her şey

Sevda Bahçesi

Bu bahçede her şey var, her şey

SANAT

TARİH

1dilba

Yazmak ne güzel şey!

Ecrire À l'aventure...

“La seule vie qui soit passionnante est la vie imaginaire.” Virginia Woolf

YAZMASAM DELİRİRDİM

ANLAT GÜZEL Mİ ORALAR ??

fihrist metin

DEĞiŞiM HERKESİN HAKKI

Courseim

En Uygun Alışveriş

Anthony Wilson

'Disarmingly open...one of today’s most popular and essential online reads' The Poetry Trust

erhanca

This WordPress.com site is the bee's knees

4SENEM

BİR MUHASEBECİNİN 4 SENE BEKLEME SÜRECİ

Retrospektif

Eskiye Dönüş Yapmadan Yeniyi Yaratamazsın...

Sıradan Bir An !

Soyut gerçeklerin somut formları

Kafamdan Geçen Tilkiler

Özlem Kayasaroğlu

Evren ve İnsan

Bilinenden Bilinmeyene...

Gece Sokağı

Geceye Dair Tek Dostunuz

sureyyakeskinciftligi

KANGAL KÖPEKLERİ HAKKINDA HER ŞEY

HÜLYA ÖZCAN İLE ASTROLOJİ

Astroloji bir dildir. Bu dili anlıyorsanız gökler sizinle konuşur.

Meraklı Karınca

Computer Girl's

çekmeköy parke

Çekmeköy parke, Çekmeköy parke ustası, Çekmeköy parke ustaları, Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy parke döşeme, Çekmeköy parke döşeme ustası, Parke döşeme Çekmeköy, Çekmeköy parkeci, Çekmeköy parkeciler, Parkeci Çekmeköy, Çekmeköy parke yapanlar, Parke yapanlar Çekmeköy, Çekmeköy parke uygulama, Parke uygulama Çekmeköy, Çekmeköy parke firması, Parke firması Çekmeköy, Çekmeköy parke kaplama, Parke kaplama Çekmeköy, Çekmeköy parke fiyatları, Parke fiyatları Çekmeköy, Çekmeköy parke çeşitleri, Parke çeşitleri Çekmeköy, Çekmeköy parke renkleri, Parke renkleri Çekmeköy, Çekmeköy parke modelleri, Parke modelleri Çekmeköy, Çekmeköy parke montaj, Çekmeköy zemin kaplama, Çekmeköy zemin döşeme, Çekmeköy parke montaj ustası, Çekmeköy laminat parke, Laminat parke Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke döşeme, Çekmeköy laminat parke döşeme ustası, Çekmeköy laminat parkeci, Laminat parkeci Çekmeköy, Çekmeköy laminat, Laminat ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke yapanlar, Çekmeköy laminat parke uygulama, Çekmeköy laminat parke firması, Çekmeköy laminat parke kaplama, Çekmeköy laminat parke fiyatları, Çekmeköy laminat parke çeşitleri, Çekmeköy laminat parke renkleri, Çekmeköy laminat parke modelleri, Çekmeköy ucuz laminat parke, Çekmeköy laminat parke montaj,

blogcuyazar

Kalemin İzi, Gönlün İzidir...

Ümraniye parke ustası

Parke, Parke ustası, Usta parkeci, Laminat, Laminat parke, Laminat parke ustası, Parkeci, Parke firması, Laminat ustası, İstanbul parke, İstanbul parke ustası, Parke ustası istanbul, İstanbul parkeci, Parkeci istanbul, İstanbul laminat ustası, Ümraniye parke, Ümraniye parke ustası, Ümraniye parke ustaları, Parke ustası Ümraniye, Ümraniye parke döşeme, Ümraniye parke döşeme ustası, Parke döşeme Ümraniye, Ümraniye parkeci, Ümraniye parkeciler, Parkeci Ümraniye, Ümraniye parke yapanlar, Parke yapanlar Ümraniye, Ümraniye parke uygulama, Parke uygulama Ümraniye, Ümraniye parke firması, Parke firması Ümraniye, Ümraniye parke kaplama, Parke kaplama Ümraniye, Ümraniye parke fiyatları, Parke fiyatları Ümraniye, Ümraniye parke çeşitleri, Parke çeşitleri Ümraniye, Ümraniye parke renkleri, Parke renkleri Ümraniye, Ümraniye parke modelleri, Parke modelleri Ümraniye, Ümraniye parke montaj, Ümraniye zemin kaplama, Ümraniye zemin döşeme, Ümraniye parke montaj ustası, Ümraniye laminat parke, Laminat parke Ümraniye, Ümraniye laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke döşeme, Ümraniye laminat parke döşeme ustası, Ümraniye laminat parkeci, Laminat parkeci Ümraniye, Ümraniye laminat, Laminat ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke yapanlar, Ümraniye laminat parke uygulama, Ümraniye laminat parke firması, Ümraniye laminat parke kaplama, Ümraniye laminat parke fiyatları, Ümraniye laminat parke çeşitleri, Ümraniye laminat parke renkleri, Ümraniye laminat parke modelleri, Ümraniye ucuz laminat parke, Ümraniye laminat parke montaj, Kazımkarabekir parke, Kazımkarabekir parke ustası, Kazımkarabekir parke ustaları, Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke döşeme, Kazımkarabekir parke döşeme ustası, Parke döşeme Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parkeci, Kazımkarabekir parkeciler, Parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke yapanlar, Parke yapanlar Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke uygulama, Parke uygulama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke firması, Parke firması Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke kaplama, Parke kaplama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke fiyatları, Parke fiyatları Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke çeşitleri, Parke çeşitleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke renkleri, Parke renkleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke modelleri, Parke modelleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke montaj, Kazımkarabekir zemin kaplama, Kazımkarabekir zemin döşeme, Kazımkarabekir parke montaj ustası, Kazımkarabekir laminat parke, Laminat parke Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke döşeme, Kazımkarabekir laminat parke döşeme ustası, Kazımkarabekir laminat parkeci, Laminat parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat, Laminat ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke yapanlar, Kazımkarabekir laminat parke uygulama, Kazımkarabekir laminat parke firması, Kazımkarabekir laminat parke kaplama, Kazımkarabekir laminat parke fiyatları, Kazımkarabekir laminat parke çeşitleri, Kazımkarabekir laminat parke renkleri, Kazımkarabekir laminat parke modelleri, Kazımkarabekir ucuz laminat parke, Kazımkarabekir laminat parke montaj, Aşağıdudullu parke, Aşağıdudullu parke ustası, Aşağıdudullu parke ustaları, Parke ustası Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke döşeme, Aşağıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parkeci, Aşağıdudullu parkeciler, Parkeci Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke firması, Parke firması Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke montaj, Aşağıdudullu zemin kaplama, Aşağıdudullu zemin döşeme, Aşağıdudullu parke montaj ustası, Yukarıdudullu parke, Yukarıdudullu parke ustası, Yukarıdudullu parke ustaları, Parke ustası Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke döşeme, Yukarıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parkeci, Yukarıdudullu parkeciler, Parkeci Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke firması, Parke firması Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke montaj, Yukarıdudullu zemin kaplama, Yukarıdudullu zemin döşeme, Yukarıdudullu parke montaj ustası,

TurkishClotho

Pamuk ipliğiyle bağlıyız hayata. Bazen üç kız kardeş örer kaderi, bazen de kendimiz...

Şiirsel

"Her şeyden biraz kalır" diyor şair

Bir Adet Matmüh

(kulaklarım çınlıyor)

TheCatay

The Catay

korsanblog

...seyir defteri...

Okur Yazar Gönül Gezer

Hakuna Matata (Swahili dilinde bir çift kelime; Sen elinden geleni yap sonra ne olacaksa olsun. Hayatın mı karışık? Hakuna Matata)

softwareqc

Just another WordPress.com site

Yazar Akif Altaylı

Şiir ve Roman Yazarı

%d blogcu bunu beğendi: