BİR ŞEYLERİN PEŞİNDE, BEŞİNCİ BÖLÜM : BURSA “SÜMBÜLLER VE SÜRGÜNLER KENTİ” – 1

 

Snapseed

BİR ŞEYLERİN PEŞİNDE, BEŞİNCİ BÖLÜM : BURSA “SÜMBÜLLER VE SÜRGÜNLER KENTİ” – 1

Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.” Ahmet Hamdi Tanpınar

…ve her şey sözle başladı aslında.

ÇIKIŞ :

Her defasında giriş diyerek bir boşluk bırakıp iki nokta üst üste koyuyordum ve öyle başlıyordum hemen hemen bütün gezi yazılarıma. Kısa bir süre önce hayatımda gelişen bir takım olumlu/olumsuz engeller beni bu yazıyı yazmaktan alıkoymuştu ve nihayet klavyenin üzerinde gezinen parmak uçlarımın esiri olan beynim ya da nazik olmayan beynimin esiri olan nazik parmak uçlarım acaba giriş değil de bir kerecik olsun çıkış desen sanki daha güzel olmaz mı fikriyle yanıp tutuşurken işlevsel iki parmağım önlenemez bir dürtüyle önce ç’ye, sonra ı’ya, sonra k’ya, sonra tekrar ı’ya ve en nihayet çengelli s’ye doğru kararlı bir şekilde giderek tık, tık, tık, tık ve nihayet çengelli bir tık yaptıktan hemen sonra, “çıkış” almış oluyor bir kereliğine de olsa “giriş”in yerini. İşte bu vesileyle çıkış ile başlıyor bu yazım. İşte böyle bir şey bir anda bir başka şey’in yerini doldurabiliyor kolaylıkla. İster demansla karşı karşıya bir hafıza, olmadı kolaycılık deyin siz buna. Algıyla oynamaktan daha kolay ne var bu dünyada? Sadece parmak uçlarımın esiri beynim miydi ya da beynimin esiri parmak uçlarım mıydı beni bu ve benzeri bir sürü anlaşılamaz düşüncelerimi gerçekleştirmeye sevk eden? Bir parça sarhoş olup ters yönden girmiş olamaz mıyım yola, yoluma, yolumuza? Herşey mümkündür şu dünyada. Çıkış da diyebilirim bu arada, yakışır, çünkü çıkışa iyice yaklaşmış bulunmaktayım. Bu şehir benim son durağım olacak, olmalı; çünkü seçimlerde oy kullanmak gayretindeyim. İsteksizim ama zorundayım öte yandan. Bu bir şeyi değiştirecek mi? Gördüğümüz üzere değiştirmedi. Hayatta herkes bildiğini okumakta, bir şeyin ki bu şey ne olursa olsun, onun tepesindekiler başta olmak üzere, ben de dahil olmak üzere, herkes bir tüef olunca, zor oluyor buluşmak orta noktada. Beni çağıran ama önyargıyla yaklaştığım fakat sonradan kanımın pek bir kaynadığı yeşil Bursa’yı erken bıraktığıma yanarım hala daha. Bu arada Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Beş Şehir” adlı eserine hem konu hem de konuk olan ve bu beş şehirden bir tanesi olan Bursa’yı okudum tekrar, yazıma başlamadan hemen önce. Elalemin karşısına çıkmadan hazır olmak gerekiyor bir parça. Elalem sizler oluyorsunuz bu durumda. Tam karşınızdayım şu anda. Demek ki, ters şeritten girerek risk almış olduğum yolda gözlerim kapalı, rüzgar sağlı sollu kulaklarımda üfürürken bir yandan da, kıra döke ilerliyorum kırabildiklerimin üzerinden, deviriyorum bir çuval inciri, insanları, nesneleri. Peki ama kimin umurunda? Aldığım benim riskim sonuçta, kırılansa hiç görmediklerim nasılsa; hayatım ve hayallerimle karşınızdayım sakın bırakmayın beni yarı yolda.

Okuyucu, huhuuu, aaa uyuma, darılırım sonra
Dargınlığım yıllarımı alabilir sözüm peşinen sana
Veresiye yok inan bana
Yazdıklarımın hepsi “sana”
Uzun zamandır şiir yazamıyorum, başım bozuk, canım sıkkın
Kederliyim, beni anla
Demek duygularım o kadar da derin değilmiş, yazık
Kalakaldım düz yazının ortasında
Bir başına

20170412_084100-01

BURSA’YA DOĞRU :

Sabah Göynük’te açmıştım gözlerimi. Öğlen olmadan Kocaeli’ndeydim. Oradan Kefken’e yani kuzeye çıktım, şimdiyse kanatlarım varmışçasına uçarak geldiğim Bursa’dayım. Hiç aksilikle karşılaşmadan geldim ki böylesi bir durum benim için olağandışıdır. Genellikle kavga ederim bir fırsat doğar, garip garip şeyler olur, olmaz da olur o da beni bulur, üç saatlik yol on üç saati bulur ama muhakkak bulur. Çılgınlaşmış, saçım başım dağılmış, muavinle iki kez zıtlaşmış, olabilecek en gıcık vaziyette inerim arabadan. Fakat iner inmez de unuturum yaşadıklarımı, çünkü yolculuk bir hayaldir ve ayaklarımı toprağa basar basmaz bitmiştir benim için. Önümde yeni bir hayat vardır artık. Fakat hayatımda ilk defa çok yaşlı bir muavinle yolculuk ettim Kocaeli Bursa hattında. Çok tuhaf bir deneyimdi. Çekinerek su istedim her defasında. Servis esnasında sıcak içecek isteyemedim, o da zar zor tamamlayabildi servisini. Bereket otobüs yarı dolu olduğundan fazla yormadık kendisini yolcular olarak. Her defasında ağrına gide gide topladı yiyecek içeceklerden kalanları. Benim önümdeki çöpleri de gözlerim kapalıyken toparlayıverdi usulca. Ya da ben kapatıverdim gözlerimi o yaklaşınca. Yalova’ya geldiğimizde bırak öğle yemeğini, kahvaltı etmediğimi hatırlatıverdi bulanan midem. Buna karşılık bir soğuk sandviç alıp ayranımla yerken, o da bir gofreti ısırıyordu bir yandan yolcuların bavullarını indirirken. Mecburiyetten, elemansızlıktan, neden olursa olsun servislerde gençleri çalıştırmak gerek. Yaşlı başlı adamlara kahvedeymiş gibi çay kahve servisi yaptırıp, çöp toplatmak hoş olmuyor. Hem yapan rencide oluyor, hem siz huzursuz oluyorsunuz.

İç Ses: Ne yapsaydım yani ayıp olacak ben servise yardım edeyim, öteberiyi toplayayım mı deseydim?

İç Ses’e istinaden: Hep yanlış yerlerde olup yanlış şeyler görmekten sonunda da yanlış yorumlamaktan bıkmayan bir iç ses sahibiyim şu küçücük dünyamda. Git diyorum gitmiyor, boş bulduğu bir kovuğu işgal etmiş bir yaban benim iç sesim. Ne hatır dinliyor ne gönül. Onu bana mahkum eden, bedenimi de ev sahibi eden kaderime lanetler olsun binlerce kere. Ben bu vahşi hayvanla yaşamak mecburiyetindeyim ölüm bizi ayırana dek.

Bir an önce Bursa yazıma geçmeliyim. Aksi takdirde iç sesim dış yüzeyim derken ekran başında sabır çektiğinizi görür gibiyim.

20170412_185852-01

İŞTE BURSA :

Uzuun kolları var Bursa’nın asırlık ağaçlar misali. Gökyüzü sahipli burada, hava sahipli, aldığın her nefesin bir nedeni var, bir de bedeli. Şehir, tarihinin ağırlığıyla eziyor sanki seni. Öyle elini kolunu sallayarak özgür özgür gezemiyorsun. Şehir terbiye ediyor seni. Rahat olmadığın bir şehirde de düşünceler sarıyor dört bir yanını, insanlar teğet geçiyorlar sadece. Konuştuğum bir şehir var karşımda ilk defa. Toprağın altından uzanan sağlam kökleri sayesinde, kendisine mesken tutmuş bir ruh var derinlerde bir yerde, şimdiyse gözlerden ırak olmuş medeniyetlerle ahbaplığı hiç kesmemiş olduğundan çok katmanla beraber yaşayan ve bundan da rahatsızlık duymayan, kısaca ruhu olan bir şehir Bursa, yeşil Bursa. Anlatmakla öyle kolay kolay bitecek gibi görünmüyor. Ona ne kadar hoşgörüsüzlükle yaklaşırsan yaklaş, en nihayet sana kendini sevdirtmeyi başarıyor. Çok derin hislerle ayrıldığım şehirdir Bursa. Ağzı var dili yok, ama kendini ifade edecek bir güç barındırıyor her köşesinde. Tanpınar’ın “Beş Şehir”indeki Bursa’nın ruhuna sadık kalarak yazmak isteyeceğim bir yazı olmasını tasarlamıştım, satırlarım sanki onun kaleminden çıkmışçasına birbirini kovalayacaktı fakat nihayetinde ben bir Ahmet Hamdi olamadım, senelerden de 1946 değil ve üzerinden yıllar geçmiş olsa da okuduğum eserleri arasında dil açısından en anlaşılırı olan bu kitabın her satırında birden çok defa şehri ziyaret eden Tanpınar’ın zarif, nazik ve kırmamak için kırılganlanlaşan saklı ruhunun emarelerine rastladıkça içim acıdı her defasında. Benimse elimden gelen şehrin ruhuna sadık kalmak olacaktır haddizatında. Sürç-i lisan edersem şimdiden affola. İşte Bursa:

Üç milyona yaklaşan nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık dördüncü ili imiş Bursa. Bunca nüfusa altyapısı nasıl diye sorduğunuzdaysa, “oturmuş” ve “düzenli”, üstelik de “ahenkli” cevabını vereceğim en kısa yoldan. Bir turist olarak mesai saatleri dışında rahat rahat gezebileceğiniz bir şehir var karşınızda. Ulu Camii ve çarşıları başta olmak üzere merkez planına bakıldığında akla yatkın uygulamalarla karşılaşıyorsunuz bir anda. Yayan olarak Tophane’ye çıkmak çok zor dediğiniz anda yürüyen merdivenlerle ulaşıyorsunuz Tophane Parkı’na ve de içerisinde yatmakta olan Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbelerinin ve Saat Kulesi’nin olduğu ferahça alana. Tüm Bursa ayaklarınızın altında. Gördüğünüzse beton yığınından ibaret bir manzara. Bu nüfusa bu manzara. Bina bina bina. Ahmet Hamdi’nin Muş ve Erzurum Ovasından farklı olarak Bursa Ovasının sonsuz uzamayışını bir artı olarak değerlendirişinin yanında eğer bu önümde uzanan bir zamanlar ovaydıysa da, artık üzeri metalle, betonla, insanlarla kaplı gri bir alan yalnızca. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış bir canavar olabilir gerçekten ve o tek dişiyle bizi ısıra ısıra yiyip yok edemediğinden, kendi halimize bırakıp birbirimizi kah ezerek kah çiğ çiğ yiyerek yok  edişimizi seyredebiliyor olabilir saklandığı kuytu köşesinde bir yandan kıs kıs gülerek.

20170412_084255-01

Bursa 1326 yılında Orhan Gazi tarafından Osmanlı topraklarına katılmasının ardından önem ve değer kazanır. Osmanlı beyliğinin ilk başkenti olur. 1361’de Edirne alındıktan sonra Osmanlı’nın Rumeli topraklarının başkenti Edirne, Anadolu topraklarının başkenti ise Bursa’dır artık. Sonrasında ise Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u 1453 yılındaki fethinden, Cumhuriyet’in kurulduğu 1923 yılına dek tam 470 yıl boyunca İstanbul’dan idare edilir Osmanlı Devleti ve halkı. Osmanlı halkı dendiğinde insanın kulağını tırmalayan şeyin halkın Osmanlı’dan ve saraydan bağımsız olarak düşünülmesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Osmanlılar dendiğinde de gözüme Osmanlı halkı gelmiyor, sadece saray var karşımda tüm ihtişamıyla. Halksa fesiyle, şalvarıyla Anadolu’da aczin ve belirsizliğin ortasında. Kim bilir ne hayatlar yaşadılar, öldüler ve bilmediğimiz hikayeleriyle toprağın altına gömüldüler!

20170414_101626-01

ULU CAMİİ :

Geldiğim günün akşamından başlayarak büyük bir merak içerisinde gidip gördüğüm Ulu Camii insanda tiryakilik yapan cinsten. Dört defa ziyaret ettiğim camiye duyduğum hayranlığı belirtmek için yeterli cümlem yok yazık ki. İçine girdiğinizde kendinizi hem çok ufak hem de kaybolmuş da bulunmuş gibi hissediyorsunuz. Hayatta savrulurken, caminin içine girdiğinizde kendinizi belli bir amaç için toplanmış hissediyorsunuz ve bu kaynağı belirsiz bir güç veriyor, tekrar şarj olmak gibi bir şey. Güzel yanı ise iradeniz dışında bunu gerçekleştirmeniz. Günün değişik saatlerinde uğradığım camideki ihtişamdan ve kafamdaki tuhaf düşüncelerden sıyrılıp dua etsem iyi olacak düşüncesi ise ancak dördüncü günün sabahı gerçekleşebildi. Neden? Çünkü içimden gelmezse dua edemiyorum. Edersem de etmiş olmak için yaptığımı anlıyorum. Bu şuursuzluğun bilincine varacak yaştayım. Neden böyle oldu diyeceksiniz? Çünkü daha görür görmez caminin ihtişamından çarpıldım. Gözümü ne tavanından, ne duvarlarından ayırabildim. Duvarlar Vav’larla donatılmıştı. Bu ise geldiğim yeri yani ana rahmini ve ne zaman döneceğimi düşündürtüp durdu. Ahmet Hamdi ”Niçin hayatta mutlaka bir devam istemeli, neden hayatta bir ihtiras sahibi olmalı, bütün pınarlardan içmiş olsam ne çıkar?” diye soruyor ve ekliyordu ”Ömrümüzü idare eden kudretler arzularımıza ne kadar uygun olurlarsa olsunlar, bizi ondan kurtaramazlar; bütün hilkat, geniş ve eşsiz kudretinde canı sıkılan bir tanrının kendi kendini eğlendirmek için icat ettiği bir oyundur; hayat nimetlerinin değişikliği içinde bize, yaratıcı işaretten kalan en büyük miras bu can sıkıntısıdır; diyarlar fethedelim, mucizesine erilmez eserler verelim, her anımıza bir ebediyet derinliği veren ihsasların birinden öbürüne atlayalım, aradaki en kısa fasıllarda onun zalim alayı ile karşılaşırız” der. Tüm melankolisiyle şehri gezen yazar hiç bastıramadığı iç sesini dökmüştür kitabına, bu satırlardan da anlaşıldığı kadarıyla.

Ulu Cami’de ilk namazı Somuncu Baba kıldırtmış olup, caminin yapımı sırasında işçileri sürekli güldürerek yapımı geciktiren demirci ustası Kambur Bali Çelebi (Karagöz)’ün Yıldırım Bayezıd tarafından öldürtüldüğü çok sık tekrarlanan bir hikayedir. Vur dedim öldürdü mü oldu ya da sinirine mi dokundu padişahın bilinmez artık. Ama yazık olmuş Karagöz’üme. Öte yandan mimarisi bir yana hat sanatının görkemiyle karşı karşıya kaldığınız Ulu Cami’de, mimarı Ali Neccar’ın  ustalığının yanında kendinizi çok boş ve sıradan işler yapmaya mahkum bir varlık olarak dünyaya atılmış gibi hissediyorsunuz. Benden geriye Ulu Cami kalmayacak, yazık ki. Gezilerim esnasında birçok cami, kilise gezmişliğim oldu. Bursa Ulu Cami, şimdilik, aralarında en kıymetlisidir.

20170413_181109-01

Snapseed

Snapseed

20170414_101342-03

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

Courseim

Lazer Gravür

Anthony Wilson

'Disarmingly open...one of today’s most popular and essential online reads' The Poetry Trust

erhanca

This WordPress.com site is the bee's knees

4SENEM

BİR MUHASEBECİNİN 4 SENE BEKLEME SÜRECİ

Retrospektif

Eskiye Dönüş Yapmadan Yeniyi Yaratamazsın...

Sıradan Bir An !

Soyut gerçeklerin somut formları

Kafamdan Geçen Tilkiler

Özlem Kayasaroğlu

Evren ve İnsan

Bilinenden Bilinmeyene...

Gece Sokağı

Geceye Dair Tek Dostunuz

sureyyakeskinciftligi

KANGAL KÖPEKLERİ HAKKINDA HER ŞEY

HÜLYA ÖZCAN İLE ASTROLOJİ

Astroloji bir dildir. Bu dili anlıyorsanız gökler sizinle konuşur.

Meraklı Karınca

Computer Girl's

çekmeköy parke

Çekmeköy parke, Çekmeköy parke ustası, Çekmeköy parke ustaları, Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy parke döşeme, Çekmeköy parke döşeme ustası, Parke döşeme Çekmeköy, Çekmeköy parkeci, Çekmeköy parkeciler, Parkeci Çekmeköy, Çekmeköy parke yapanlar, Parke yapanlar Çekmeköy, Çekmeköy parke uygulama, Parke uygulama Çekmeköy, Çekmeköy parke firması, Parke firması Çekmeköy, Çekmeköy parke kaplama, Parke kaplama Çekmeköy, Çekmeköy parke fiyatları, Parke fiyatları Çekmeköy, Çekmeköy parke çeşitleri, Parke çeşitleri Çekmeköy, Çekmeköy parke renkleri, Parke renkleri Çekmeköy, Çekmeköy parke modelleri, Parke modelleri Çekmeköy, Çekmeköy parke montaj, Çekmeköy zemin kaplama, Çekmeköy zemin döşeme, Çekmeköy parke montaj ustası, Çekmeköy laminat parke, Laminat parke Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke döşeme, Çekmeköy laminat parke döşeme ustası, Çekmeköy laminat parkeci, Laminat parkeci Çekmeköy, Çekmeköy laminat, Laminat ustası Çekmeköy, Çekmeköy laminat parke yapanlar, Çekmeköy laminat parke uygulama, Çekmeköy laminat parke firması, Çekmeköy laminat parke kaplama, Çekmeköy laminat parke fiyatları, Çekmeköy laminat parke çeşitleri, Çekmeköy laminat parke renkleri, Çekmeköy laminat parke modelleri, Çekmeköy ucuz laminat parke, Çekmeköy laminat parke montaj,

blogcuyazar

Kalemin İzi, Gönlün İzidir...

Ümraniye parke ustası

Parke, Parke ustası, Usta parkeci, Laminat, Laminat parke, Laminat parke ustası, Parkeci, Parke firması, Laminat ustası, İstanbul parke, İstanbul parke ustası, Parke ustası istanbul, İstanbul parkeci, Parkeci istanbul, İstanbul laminat ustası, Ümraniye parke, Ümraniye parke ustası, Ümraniye parke ustaları, Parke ustası Ümraniye, Ümraniye parke döşeme, Ümraniye parke döşeme ustası, Parke döşeme Ümraniye, Ümraniye parkeci, Ümraniye parkeciler, Parkeci Ümraniye, Ümraniye parke yapanlar, Parke yapanlar Ümraniye, Ümraniye parke uygulama, Parke uygulama Ümraniye, Ümraniye parke firması, Parke firması Ümraniye, Ümraniye parke kaplama, Parke kaplama Ümraniye, Ümraniye parke fiyatları, Parke fiyatları Ümraniye, Ümraniye parke çeşitleri, Parke çeşitleri Ümraniye, Ümraniye parke renkleri, Parke renkleri Ümraniye, Ümraniye parke modelleri, Parke modelleri Ümraniye, Ümraniye parke montaj, Ümraniye zemin kaplama, Ümraniye zemin döşeme, Ümraniye parke montaj ustası, Ümraniye laminat parke, Laminat parke Ümraniye, Ümraniye laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke döşeme, Ümraniye laminat parke döşeme ustası, Ümraniye laminat parkeci, Laminat parkeci Ümraniye, Ümraniye laminat, Laminat ustası Ümraniye, Ümraniye laminat parke yapanlar, Ümraniye laminat parke uygulama, Ümraniye laminat parke firması, Ümraniye laminat parke kaplama, Ümraniye laminat parke fiyatları, Ümraniye laminat parke çeşitleri, Ümraniye laminat parke renkleri, Ümraniye laminat parke modelleri, Ümraniye ucuz laminat parke, Ümraniye laminat parke montaj, Kazımkarabekir parke, Kazımkarabekir parke ustası, Kazımkarabekir parke ustaları, Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke döşeme, Kazımkarabekir parke döşeme ustası, Parke döşeme Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parkeci, Kazımkarabekir parkeciler, Parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke yapanlar, Parke yapanlar Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke uygulama, Parke uygulama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke firması, Parke firması Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke kaplama, Parke kaplama Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke fiyatları, Parke fiyatları Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke çeşitleri, Parke çeşitleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke renkleri, Parke renkleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke modelleri, Parke modelleri Kazımkarabekir, Kazımkarabekir parke montaj, Kazımkarabekir zemin kaplama, Kazımkarabekir zemin döşeme, Kazımkarabekir parke montaj ustası, Kazımkarabekir laminat parke, Laminat parke Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke ustası, Laminat Parke ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke döşeme, Kazımkarabekir laminat parke döşeme ustası, Kazımkarabekir laminat parkeci, Laminat parkeci Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat, Laminat ustası Kazımkarabekir, Kazımkarabekir laminat parke yapanlar, Kazımkarabekir laminat parke uygulama, Kazımkarabekir laminat parke firması, Kazımkarabekir laminat parke kaplama, Kazımkarabekir laminat parke fiyatları, Kazımkarabekir laminat parke çeşitleri, Kazımkarabekir laminat parke renkleri, Kazımkarabekir laminat parke modelleri, Kazımkarabekir ucuz laminat parke, Kazımkarabekir laminat parke montaj, Aşağıdudullu parke, Aşağıdudullu parke ustası, Aşağıdudullu parke ustaları, Parke ustası Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke döşeme, Aşağıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parkeci, Aşağıdudullu parkeciler, Parkeci Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke firması, Parke firması Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Aşağıdudullu, Aşağıdudullu parke montaj, Aşağıdudullu zemin kaplama, Aşağıdudullu zemin döşeme, Aşağıdudullu parke montaj ustası, Yukarıdudullu parke, Yukarıdudullu parke ustası, Yukarıdudullu parke ustaları, Parke ustası Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke döşeme, Yukarıdudullu parke döşeme ustası, Parke döşeme Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parkeci, Yukarıdudullu parkeciler, Parkeci Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke yapanlar, Parke yapanlar Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke uygulama, Parke uygulama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke firması, Parke firması Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke kaplama, Parke kaplama Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke fiyatları, Parke fiyatları Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke çeşitleri, Parke çeşitleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke renkleri, Parke renkleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke modelleri, Parke modelleri Yukarıdudullu, Yukarıdudullu parke montaj, Yukarıdudullu zemin kaplama, Yukarıdudullu zemin döşeme, Yukarıdudullu parke montaj ustası,

Şiirsel

"Her şeyden biraz kalır" ...

Bir Adet Matmüh

(kulaklarım çınlıyor)

TheCatay

The Catay

korsanblog

...seyir defteri...

Okur Yazar Gönül Gezer

Hakuna Matata (Swahili dilinde bir çift kelime; Sen elinden geleni yap sonra ne olacaksa olsun. Hayatın mı karışık? Hakuna Matata)

softwareqc

Just another WordPress.com site

Yazar Akif Altaylı

Şiir ve Roman Yazarı

Yalnızsızlık Derneği

Neptün, en sevdiğim gezegen.

~ d a n d i k a d a m ~

kişisellikte çığır açmayı kendimize ~d ü s t u r~ edindik. öğleden sonra tekrar gelin. akşama da gelin.

renklibilye

Renk renk yaşanan bir hayat..

Dünya İşlerim

Olaylar zamanı ve yeri geldiğinde istesek de istemesek de zaten yaşanıyor. Bizler sadece olanları konuşuyoruz.

Mihr- i Efsun

Aşk Seninle Yanmıyorsa Sen Aşk ile Yan

Fulla*

Ölüyoruz yaşamak için.

Kafası Karışık Yazar

Bana beni anlat.

Kitaplar, Hayat ve Ben

Sadece Okumayı Sevmek Bile Bazen Her şeyi Değiştirebilir

Bir Deli'nin Dünlüğü

Kendi Kendine Konuşmayan İnsan Delidir!

AfilYazar

Şahsi Fikir ve Yazılarım

%d blogcu bunu beğendi: