ENDİŞE

Endişelerimiz bizi kurtarır mı dersin?
Bir kadınla bir adamı
Bir oğulla bir babayı
Ustayla çırağı
Hem şairi hem ozanı
Bir ilişkiyi
Bir evliliği
Bir ülkeyi
Sırf endişe ederek
Başka bir şey yapmadan
Eli kolu bağlı
Olacak olan olur diyerek.
Zor sanki
Çırpınmadan
Denizin üzerinde durmak
Dalgalar çok yüksek

Küçükten başla bakalım.
Ufukta bir çizgiydi
Yaklaştıkça büyüdü
Balon oldu yükseldi
Tostoparlak bir şey sandın önce
Kah kızıla çaldı
Kah kaşa göze bulandı
Gülüyor sandın
Öfkesinden bir ince çizgi olmuş gözleri
Ürktün, itiraf et.
Toz gibi yuvarlanarak iniyor aşağıya doğru
Örümcek sanki
Yok değil maymun bu
Ağları ayaklarıymış.
Ve dört ayağının üstünde
İnsanmış en nihayet anladın
Hayalinde neler canlandırmıştın,
Ete kemiğe büründüğünde
Bir baktın da çok
Ama çok
Tan öte
Bir ademoğlu, düpedüz insanmış işte.

Cehennem başkalarıymış
Bizse cennete doğru çevirdik kulaçlarımızı.

Tarihimizde insanların toplu ya da bireysel bir takım rezaletlerinin bunca ortaya döküldüğü başka bir süreç yok hatıralarımızda kalan. Biz düşündük, bulamadık. İyi mi kötü mü, onu da bilemedik. Bir duyan bir bilen var ise haber versin. Dünyalı kardeşler bizde işler böyle böyle, durumlar çok karışık çok. Şaşkınlık ve salaklık, salak yerine konmuş olma ve mevcudiyetini siyasetin nabzına bağlamış bir güruh olarak bir enteresan coğrafyada varolma savaşı veriyoruz. Bayraklar elimizde sokaklara fırlıyoruz. O kadar şaşkınız ki bazen yolları şaşırıyoruz. Ne yaptığımızı çok bilmiyoruz. Şuurlu insanın ansiklopedik tanımına bakıyorum; bulunduğu zamanı, mekanı, hadiselerin zaman ve mekanla olan bağlantılarını bilir diyor. Biz sonradan haberdar oluyoruz. Demek ki, ya şuursuzduk ya da şuursuzlaştırıldık. Aydınlanmanın vakti saati yoktur diyoruz. Avunuyoruz. Uyuduk uyuduk, uyandık. Tam olsun diyor, bir de şuuraltının tanımına bakıyorum: İnsan ruhunun baskı altında kalmış istekleriyle bunlara bağlı fikirlerden meydana gelen ve şuura ulaşamayan kısmıdır diyor. Bir yerde cıvatalar gevşemiş, asfalyalar kopmuş. Narkoz, hipnoz gibi dışarıdan müdahalelerin faydasını görebilirmişiz bu süreci atlatmada.

Tahta sandıklar var, tabut gibi önümüzde duruyorlar. Ya gömeceğiz yahut hep beraber gömüleceğiz. Ama yaşamak istiyoruz. Bu bizim içgüdümüzde var. Kodlarımız yaşa diyor. Sefaletten burnunu çıkartamasan da yaşa. Bak domuzlar da yaşıyor. Timsahlar da çok hırlı değiller ama yaşıyorlar. En iyisi yüzmeyi öğrenmeli boğulmamak için. Nihayet simitler atıldı güverteden ve tutunuyoruz ister istemez. O uzaktaki çizgi bir gemi oldu şimdi, çekse kurtarsa hepimizi. Ya da en iyisi okyanusun ortasında bir başımıza kendimizi buluversek ya da ölsek çevremize daha çok zarar vermeden. Seksen milyon toplu halde intihar etse, ne olur hiç düşündünüz mü?

En güzeli sevdiğinle karşılıklı bir kadeh kırmızı şarap içmek
Bir parça kur hemen yanına.
Didişmeden ama.
Daha henüz erken
Birkaç saat var akşamın inmesine
Biraz sabır.
Dayan.
Bugün günlerden cumartesi.
Yarın tatil.

Bir kaset
Tek bir kaset daha çıkarsa
Seksenlerden kalma üzerindeki dantelli örtüsüyle sakladığın el radyonu çıkartıp
“Yorgun demokrat”ı dinlemeye koyulabilirsin.
Yahut kafana sikip(ayfon yaptı, ingilizce klavye işte, kahretsin, özür dilerim adına) gidebilirsin.
Bütün olanlar telefonunun ağzını bozdu, bak sen.
Hemen etkileniverdi yavrucak.
Eğleniyor musun bari ha?
Seviye genel olarak çok düşük bu memlekette, merak etme.
İnsanlar gülüp geçecektir.

Yaz akşamlarından kalma değil; gelme bu hava.
Tatlı tatlı çarpıyor yüzüne.
Kendini iyi hissettirtiyor.
Hayatındaki bir çok aptala
Teselli olsun bu hava.
Bahşedilmiş sanki sana.

Şura suresinde “Ayağına çivi bile batsa düşün bakalım.” der. Bense rahatsız ayakkabılardan muzdaribim ve ayaklarımı kontrol etmekte güçlük çekiyorum, çok asiler, sanki ne yapacaklarını bilmez gibiler. Dizginleyemiyorum vücuduma göre orantısız olan güçlerini. Birer deli fişekler. Tüm dünyaya meydan okuyorlar. En nihayet gördükleri ışığa doğru koşuyorlar kendilerini kaptırırcasına. Büyülenmiş gibiler. Sol sağ sol sağ sool saağ-kalp solda, onun da dengesi şaşıyor. Bu son olsa bari diyor onu seven organları. Onlar da yorgun. Nasıl başa çıkacaklarını bilemez haldeler. İtiraf ediyorlar günah çıkartırcasına, dizlerinin üzerine çökecekler nerdeyse-olsa- ya medet diyorlar. Beraber ateşe atılmak ve yanmak istemiyorlar. İçim parçalanıyor. Et tırnaktan ayrılsa? O da ne? Alev alıyor ayaklar. Sonra tüm vücudu sarıyor aynı alevler. Uzaktan izliyor tüm izleyiciler. Biliyorum sen de izleyiciler arasındasın. Bir adım öne çıkıyorsun. Alevler yüzünde dans ediyorlar. Ama güzel görünüyorsun. Sonunda sana da dokundu ucu. Bir ateşe bakıyorsun, sessiz sessiz yanıyor. Bir harici yanana bakıyorsun, çığlık çığlığa bağırıyor. Külleri yüzüne konuyor. Geride bıraktıkları bu kadar. Hiç bilmeden yaşamayacaksın artık mum gibi erimenin ne demek olduğunu. Ya da bir anda tutuşuvermenin nasıl bir şey olduğunu. Ucundan da olsa gördün çünkü. Sen gene güçlü görünmeye devam et ama, gözyaşlarını içine akıtarak.

Bir titrek ışığın peşinde fersah fersah yol almanın, kalbin ağzında ata ata koşmanın nasıl bir şey olduğunu hiç tatmayacaksın. Yazık olmayacak mı sana? Aptal hayatına!

Aşkı arayıp arayıp bulamayınca en nihayet erdiğini sanan tüm güzel insanlara.. O zaman meşgaleler değişiyor, daha bir rasyonellik kaplıyor bünyeyi haliyle. Olsun o da güzel. Kafi derecede erdiğini sanan varken, yenilerine gerek yok, her nesil kendi ermişlerini yaratıyor bir şekilde. Bu devrin ermişleri de bunlar, bu kadarlar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

Sinemass'a Hoşgeldiniz

Sinema,Film,Eleştiri,Öneri

Gezegenim

"ama fırtına olmadan dalgalar büyümez ki!"

BİRİKTİRDİKLERİM

YAŞAM PORTALI

siyahgolge

siyahgolge

Sin Edebiyat

İki aylık şiir ve edebiyat dergisi - *Sin: Türkçe'de mezar Arapça'da saadet İngilizce'de günah.

Alperen Durak

#alperen #reis #birumutturyaşamak

Sadecilik

Sadeleşerek özgürleşin.

SÖZDÜŞÜM

Sözlerin Gülümsemesi Gülden Belli

İzmir nakliyat

İzmir evden eve nakliyat firmaları arasında en iyi ev taşıma ve ofis taşıma firmasıyız. Atasun evden eve nakliyat firmasıyla sizde izmirde sorunsuz ev taşıyın.

Taşkın Sarıkaya

Biz bugün yaşanmışlıklarımızı yaşıyoruz

Shu’s World

Sanat,şiir,edebiyat

ZÎZNASE

bilgelik sevgisi...bilgi aşkı

Aksaray Ömür Oto Kurtarma 7,24

aksaray cekici aksaray oto cekici aksaray kurtarici aksaray oto kurtarma aksaray kurtarici oto kurtarici aksaray oto cekici aksaray aksaray çekici

CeylancaHerşey

Dijital Kahve, Reklamcılık, Film ve Edebiyat Hakkında KADINCA

kendimesozumvarcom.wordpress.com/

Bu sayfadaki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi vardır.

Türkçe Öğrenmek istiyorumm

Dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak herşey...

İnternet Günlüğüm

Oku, Anla, Anlat...

Haftalık Günlük

Gündem, İnceleme Yazıları ve Kahve

Dearpink

yaşama dair..

mythought

Wichtig ist zu verstehen, was man liest...

Dua Arşivim

2019 Açık ve Kapalı Günleri,Dua ve Salavatlar

aşına buyruk

seyahat, yeme, içme

geceninkuyusu

genelde içimden atmak için yazarım, hatırlamak için değil

harbicibellek

Unutmayalım diye yazıyoruz.

dealitquicker

Sports News all over the World and Everything

Benim sesim

Müziğim dillerde

siyah lale

açık söz ve cesaret herzaman işe yarar ;)

comMEDIA

iletişim ve medyaya dair herşey

ERSOY SELKİ

insan insana,can cana. . YAŞAM ,ÇOCUK, FOTOĞRAF,DÜŞÜNCE,EĞİTİM , ŞİİR, 🎶

Maiperest

Ölürüm fakat bu bir devrim olur.

yedisihirlikitap

"sevenmagicbook"

Bilal's blogger

asıl tarz senin olandır,senin olanı moda ile yenile

Şehirler

Şehirler

ARTniyetler

İyi Bir Adam Olmak Projesi

Mavi'nin Güncesi

Bazen bir jack daniels'tir mutluluğum

%d blogcu bunu beğendi: