SPOTLIGHT

images-219

SPOTLIGHT :

“Bir çocuğu yetiştirmek nasıl beceri istiyorsa, istismar etmek de öyle. ”  Mitchell Garabedian

“Bir an’a ihtiyacınız varsa, bunu kazandınız.”   Marty Baron

Gerçek olaylara dayandığından izlenmesi gereken(kurguysa önermiyor muyuz yani sorusunu da akıllara getirten ve bu ne biçim bir giriş cümlesidir dedirten) bir skandalın Boston Globe Spotlight ekibi tarafından bir parça rötarlı-yaklaşık dokuz yıl- gündeme getirilişini, bir elin parmağı kadarlık ekibin bir senelik sancılı çalışma sürecine paralel olarak anlatan, son derece cesur ama nihai sonucu değiştirmeyecek olan iki saati geçgin süresiyle seyircisine aktarıyor Spotlight. Cesur çünkü film boyunca ismine ve cismine şahit olduğumuz Kardinal Law yıllar yıllar boyunca örtbas ettiği tacizler ortaya çıktığında en nihayet 2002 yılında istifa ediyor ama seneler 2004’ü gösterdiğinde Katolik dünyasının en önemli kiliselerinden biri olan Roma Santa Maria Maggiore Kilisesine atanıyor, terfi edilircesine. Yani Katolik Kilisesi kızağa aldığı kardinaline sahip çıkıp, arkasını kollamaktan geri durmuyor. Yani kısacası Vatikan bildiğini okumuş oluyor ve sanki o bunu hep yapıyor. Yüzlerce yıldır varolan sistemi değiştirmek mümkün olmuyor. Zihniyeti değiştiremediğin takdirde de değişen bir şey olmuyor. Taciz ve tecavüze uğrayan kız ve erkek çocuklarına şimdiye kadar yaşatılan ve bundan sonra yaşatılacak olan ızdıraplar dinmiyor. Burada filmde de bahsi geçen bir şeyi unutmamak gerekiyor. Ebedi olarak kabul edilebilecek “inanç”la, bir adam tarafından yaratılan geçici bir kurumun karıştırılmaması gerekiyor. Aksi takdirde insanlar umutlarını yitiriyorlar.

downloadfile-23

images-198

Film 1976 yılının bir kış gecesinde Boston, Massachusetts(ne dilim ne kalemim dönmeyecek) 11. Polis Bölgesine çocuk istismarı şikayetiyle getirilen Peder Geoghan’ın avukatlarının ve bölge savcısının kapalı kapılar ardında yaptıkları anlaşma sonucu, zeytinyağından kıl çeker gibi kurtarılışıyla açılıyor. Gazeteler bu anlaşmadan haberdar olmuyorlar. Kaldı ki ortada yazılı bir anlaşma filan da yok ve hiçbir polis bir rahibi kelepçelemek istemiyor. Bu tarihten tam yirmi beş yıl sonra, henüz daha 9/11 yaşanmamışken Boston Globe’a çiçeği burnunda bir editör atanıyor merkez tarafından. Beyzbol sevmeyen, hiç evlenmemiş, az konuşan, tok sesli, işkolik, Marty Baron(Liev Schreiber). Üstelik de Yahudi. Gazetenin tirajını arttırmak hedefiyle getirildiği pozisyonda, reklamları baltaladığından okuyucuların internete yönelimini engelleyerek, daimi olarak gazeteye ihtiyaç duymalarını sağlayacak bir yol bulmak adına, Spotlight’ın ekip editörü Robby(Michael Keaton)’i Geoghan davasını araştırmak üzere oyuna dahil ediyor. Spotlight’a gelince, Boston Globe içerisinde gizli çalışan dört kişilik bir araştırma ekibinden oluşmakta. Araştırmacı gazetecilik yapıyorlar. Bu olayı çözdükleri takdirde onlar gibi yerel bir gazete için bu son derece önemli bir olay olacağından, yıllar önce görmezden gelinen davayı titizlikle araştırmaya koyuluyorlar. İlk iş kiliseyi dava ederek, dosyalardaki gizlilik mührünü kaldırmaktan geçiyor. Mike Rezendes(Pulitzer ödüllü aynı zamanda) rolündeki Mark Ruffalo, bu davaların takipçisi olmaktan ve dosyalar altında ezilmekten evlenmemeyi seçmiş Ermeni ve pervasız avukat Mitch Garabedian(Stanley Tucci)’nin kapısını çalıyor. Avukat en az Rezendes kadar çetin ceviz çıkıyor. Bu konunun gündeme getirilebilmesi için bir yabancıya ihtiyaç olduğunun bilincinde Rezendes. Yeni editör bir Yahudi ve kendisiyse bir Ortodoks Ermenisi-en azından pratikte. Ve pratik olarak çoğunluğun Katolik olduğu Boston’da, kiliseyi yargılayabilecek olanların sadece kendi gibileri olduğunun da bilincinde. Doğma büyüme Boston’luların, diğerlerini oraya ait değilmiş gibi hissettirmekteki gizli çabaları, onu yıldırmıyor. Çünkü onların kendilerinden daha iyi olmadığını biliyor. Ve bir avukattan öte bir insan için son derece zor olan bu davalarda istismar edilmiş bir sürü çocuğu ya da zamanında istismar edilmiş şimdiyse koca koca adamlar olmuş ama kurtulmuş ya da kurtarılmış şanslılardan çoğunun ya bağımlı, ya intihar eğilimli, ya da her ne kötü şey varsa ondan olmasını görüp dinlemekten gizli gizli kahroluyor. Zor mahallelerden çıkan, güç şartlardan gelen, utanç ve suçluluk içindeki çocuklar bunlar ve özellikle fakir bir mahallede imkansızlıklar içinde yetiştirilen yoksul bir çocuk için inanç çok önemli. Tanrı gibi gördükleri adama hayır diyemiyorlar, pratikte Tanrı’ya hayır denemeyeceğinden ötürü. Baba bildikleri adamlar tarafından tacize uğradıktan sonra ruhlarından da bir şey çalınmış oluyor ve hayat o çalıntı parçanın yerini doldurmakta yetersiz kalıyor.

downloadfile-30

Boston Attorney Mitchell Garabedian
Boston Attorney Mitchell Garabedian

Sadece Boston’daki istismarcı rahip sayısı ilk ulaşılan rakamlara göre on üç iken, olayı deştikçe bu rakamın doksanları bulduğu kanıtlanıyor. Onları bu konuda aydınlatan ve sadece sesiyle hayat veren yatılı bir psikoterapi merkezinde çalışmış rahip Richard Sipe rolünde/sesinde Richard Jenkins var. Kilisenin sayılarının birkaç çürük elmadan ibaret sanılmasını istediği istismarcı rahiplerin sayısının çok daha fazla olduğunu söylüyor. Sadece Boston’da yüzde altılık bir oran olan 1500 rahibin yüzde altısı rakamla aşağı yukarı doksan ediyor. Arka mahalledeki rahip bunlardan biri çıkabiliyor. Son derece tonton bir ihtiyar izlenimi uyandıran bir rahibin ne çok canlar yaktığını, halen de yakmaya devam ettiğini görüyoruz. Rahiplerin çoğu yetişkinlerle ilişkiye giriyor. Bu da bir tür gizlilik kültürü oluşturuyor ve pedofillere göz yumarak, onları koruyor. Kilise bu durumdan haberdar ve açılan davaları örtbas etmek için yapılan gizli anlaşmalarla pedofil rahiplerin kiliseye maliyeti bir milyon doları bulabiliyor. Tozlu raflardan çıkartılan arşivlerde, kiliseden uzaklaştırılan rahipler için hep bir bahane yaratılıyor. Tecavüz dışında her şey için bir bahaneleri var. En garip olanı ise kapısını çalıp konuşma şansı yakaladıkları artık iyice yaşlanmış bir pederin itirafı oluyor. Yaptığından çok da hoşlanmadığını söyleyen peder çocuklarla oynaştığını kabul ediyor. Kendisinin de bir zamanlar tecavüze uğradığını anlatıyor tatlı tatlı. Ne olmuş der gibi. Sistem böyle yürüyor ve aidiyet hissine yenik düşen bireyler gerçekten de bir çeşit sessizlik yemini edip, tüm yaşananları sineye çekiyorlar. Tacize uğrayan ve eşcinsel kimliğini saklamayan bir mağdur kilisenin hemen önündeki çocuk parkını gösteriyor. Haşmetli kilise tüm görkemiyle gökyüzünü örterken, kendisine yaşadıklarını başkalarına anlatıp anlatmadığı sorulduğunda, bunun anlamsızlığından dem vururcasına “Kime mesela, başka bir rahibe mi?” diyor. Filmin sonunda önemli istismar skandallarının açığa çıkarıldığı kiliselerin listesi yayınlanıyor. O kadar çok ki. Filipinler’den Şili’ye, Hindistan’dan Avusturya’ya dek uzanan bir liste bu. Baş etmekse pek mümkün görünmüyor. Çünkü eski istismarcılar gidiyor gitmesine de, yerlerinin doldurulması da çok güç olmasa gerek. Spotlight, gazete ilk baskıya girdikten sonra gelen telefonlardan başını alamaz hale geliyor. Nihai amaçlarına ulaşıyorlar ve o “an”ı yakalıyorlar. 2002 yılı boyunca gelen ihbarları da değerlendirerek skandallarla ilgili 600 hikaye yayınlıyorlar. Boston Psikoposluğundan 249 rahip ve kilise üyesi kamu önünde istismarla suçlanıyor. Bir parça nezaket isteyen Kardinal, bizzat yorum yapmaktan kaçınıyor. Filmin en önemli sahnelerinden birinde Kardinal’le bizzat görüşen Marty Baron her türden yardımı gazetenin bağımsızlığı ve iyi bir performans için reddederken, Kardinal’in nazik ve anlamlı bir armağanı olan Katolik Kilisesi İlmihali’ni okuyup okumadığını bilmesek de, Boston Globe’un yayınlarını Kardinal’in bizzat  okumak mecburiyetinde kaldığını tahmin ediyor ve nedensiz(!) bir sevinç duyuyoruz içten içe.

images-206

Filme oyunculuklar açısından bakıldığında Ermeni avukat rolünde Stanley Tucci, Yahudi ve soğukkanlı editör rolünde Liev Schreiber, Portekiz asıllı Doğu Boston’lu Spotlight ekibi üyesi Rezendes rolünde tatlı Mark Ruffalo akılda kalıcı performanslar sergilemekle birlikte, tam bir ekip işi olan film, bir one man show olmaktan fersah fersah uzak olduğundan herkes üzerine düşeni yapıp, filmin cesaretli konusuna hizmet ederek tamamlıyorlar misyonlarını ve Spotlight’ı “tamamlayanlar “olarak akıllarda kalıyorlar.

images-124

images-175

spotlight-movie-1

images-149

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

ERSOY SELKİ

insan insana,can cana. . YAŞAM ,ÇOCUK, FOTOĞRAF,DÜŞÜNCE,EĞİTİM , ŞİİR, 🎶

Maiperest

Ölürüm fakat bu bir devrim olur.

yedisihirlikitap

"sevenmagicbook"

Bilal's blogger

asıl tarz senin olandır,senin olanı moda ile yenile

Şehirler

Şehirler

ARTniyetler

İyi Bir Adam Olmak Projesi

Mavi'nin Güncesi

Bazen bir jack daniels'tir mutluluğum

Gamze ama daha 20

yaşanmış hikayelerle sizlerleyim

BeBloggerofficial

''Either write something worth reading or do something worth writing.'' Benjamin Franklin

SÜLEYMAN DEVECI

Blogseite vom Süleyman Deveci

Moda-Creative thinking

Creative thinking

(e.e.g)'s words

kişisel blog, makale, hukuki bilgiler, gündem, siyaset

iremcikblog

Güncel, edebiyat, hayat, şiir, insan ve dünyaya dair ne varsa

osk4y.wordpress.com/

Kendi Dünyana Hoşgeldin

Abismo

welcome to my secret life , i will explain everything.

TERCİHİNİ YAP YARINSIZ KALMA

Gelecek Senin Tercih Senin

itwasinspiredbyaworld

itwasinspiredbyaworld

Süpürgelik Modelleri - 0545 227 34 34

Süpürgelik, Süpürgelik Ustası, Süpürgelikci, Süpürgelik Ustaları, 6cm Süpürgelik, 8cm Süpürgelik, 10cm Süpürgelik, 12 Süpürgelik, Beyaz Süpürgelik, Renkli Süpürgelik, Süpürgelik Kartelası, Süpürgelik Renkleri, Süpürgelik çeşitleri, Süpürgelik Firması, Parke Süpürgeligi, Süpürgelik Degişimi, Süpürgelik Montajı, İstanbul Süpürgelik, İstanbul Süpürgelik Ustası, İstanbul Süpürgelikci, İstanbul Süpürgelik Ustaları, İstanbul 6cm Süpürgelik,İstanbul 8cm Süpürgelik,İstanbul 10cm Süpürgelik,İstanbul 12 Süpürgelik, İstanbul Beyaz Süpürgelik, İstanbul Renkli Süpürgelik,İstanbul Süpürgelik Kartelası,İstanbul Süpürgelik Renkleri, İstanbul Süpürgelik çeşitleri, İstanbul Süpürgelik Firması,İstanbul Parke Süpürgeligi,İstanbul Süpürgelik Degişimi, İstanbul Süpürgelik Montajı, Süpürgelik , Süpürgelik firması, Süpürgelik modelleri, Süpürgelik çeşitleri, 6cm süpürgelik, 8cm süpürgelik, 10cm süpürgelik, 12cm süpürgelik, İstanbul süpürgelik, Süpürgelik istanbul, Beyaz renk süpürgelik, Süpürgelik fiyatları,

Düşünen Tarih

Tek düşmanımız cehalettir.

Ali Şakalak Kişisel Web Sitesi

Eğitim Bilişim Paylaşım Sitesi

Uyumayan Birileri

İnanca Saygı. Düşünceye Özgürlük

KAFES

Kendi kafeslerinin kilitlerini kıran özgür kelimeler

gagoriktosba

www.gagori.com

Köseoğlu Sigorta

Sigortacılıkta Güven Bizim İşimiz

apostrof

where is human?

Et poetica

Şiir, Çeviri Şiir, Dünya Şiiri, Şairler, Felsefe, Filozoflar, Yazarlar, Bibliyografya, Antoloji, Tarih, Arkeoloji

Tevhid İnancı ANTALYA

Nadir Erhan ÇOLAK

guneyset.wordpress.com/

Kendi Mobilya Setini Kur

Y A K A M O Z

kendi halindeliği, gürültüsüz olmayı, durup dinlenmeyi seviyorum.

Aklıma Geldi!

Aklıma Geldi!

oralarnereler

İki Gezgin Aşığın da Dediği gibi; Gezin, Gezin, Dönün

Burhan Abi:)

ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim!

%d blogcu bunu beğendi: