KISIK SESLE ZEVK VERİRLER

image

KİM.KİM?KİM!

Kimmiş o söyle bana?
Kimmiş o hain?
Kimmiş o kutsallık adını ağzına alan?
Kimmiş o durduk yerde günaha karışan?
Ve kimmiş ki o, hezeyandan heyecana koşan?
Bundan da büyük zevk alan?
Ardından çok kırık kalp bıraktığı söylendi.
Kırık kalplerin tek ağızda birleştiği ve
Ona karşı durduğu söylentisi bile geldi.
Yalan.
O kalpler çoktan süpürüldüler.
Arsızmış ama o çöpçüler.
Ve de ihtiyatlı.
Ve de tilki gibi kurnaz.
Cam kırıkları yerde inlerken
Üzerlerine basmamak için akla karayı seçtiler.
Ama gene de süpürdüler.
İlahi adalet yokmuş diyorlar.
Varsa bile cezalandırarak gelir ondan da hep gecikir diyorlar.
İlahi aşk var ama.
Ve aşk var.
Yoksa bir taraf acı çekmez hiç durmadan..
Beni sev.
Beni çok sev.
Benim yaptığım gibi yap.
Hiç durmadan sev, hiç aralıksız sev.
Hiç açık vermeden.
Hiç kimseye danışmadan.
Hiç kimseyi karıştırmadan.
Sona geldiğinde başa sararak yeniden sev beni.
Tekrar sev beni.
Beni hiç yüksünmeden ve hiç gücenmeden sev, tıpkı benim yaptığım gibi.
Ben de kendimi bir şey sanayım. Nedeni sen ol. Bir kalp, tek bir kalp kalsın geride paramparça olmayan. Ben birini paramparça ettim çünkü. Sonra bir başkası geldi ve elinde hiçbir şey olmadan tek yumruğuyla kalbimi kırdı, sonra herkes kabuğuna çekilip karşı taraftan haber gelmesini bekledi ve yakınlarının tesellisiyle avundu, Allah büyüktü ve o her şeyin üstündeydi ve kendisine çekilen telgrafın yerine ulaştığı varsayıldı. Ve bir ses dedi ki-ne uzaktı, ne yakın- bir: onun bunca meşguliyet arasında bir bir bizim çektiklerimizle uzun uzun ilgilendiğini sanmıyorum, iki: biz bize yeteriz acı vermek için, yukarıdan bir cezalandırıcıya gerek yok ve üç: yüzündeki hain gülümsemenin nedeni sana çektirenin şimdi aşk acısından dağıldığını duymuş olman sanırım ama asıl acınacak kim burada? Buruk bir gülüş eni sonu, o da aklında kaldığı kadarıyla. Elinde kalan tek bu. Hayat bir kabusmuşçasına üzerine çökerken ve sana yaşattığı tüm kırgınlıkları ister istemez unuttururken, halen daha karşı tarafla uğraşman kendi özyıkımın kaynaklı olmasın sakın? Hayır, bana kızma. Sakın. Kızıyorsun biliyorum. Evet kızıyorsun. İyi yapmıyorsun ama. Ben kötü yapmış olabilirim. Tamam oldu bir defa. Hataydı, geçti öylece. Böyle büyürüm belki ben de. Böyle yürürüm belki ben de. Sen olursun nedeni de. En çok beni sen seversin bilirim. Kafana göre hareket edince sevilmek zordur, bilirsin.

Evlenirsin. Kaynaşırsın. Tarafların yakınları da kaynaşır haliyle. Sonra.. Sonra işler bozulur. Anlaşamaz olursun, sonra anlaşılamaz, sonra konuşamaz. Sonraki boş ol kısmında taraflarını da beraberinde ayartıp götürmeye çalışırsın. Karşı tarafın da eli armut toplamıyor ya.. Zihinler hiç çalışmadığı kadar çalışır, derinlerden bir yerlerden nereden geldiği belli olmayan eşssiz fikirler filizlenir hemen. Misillemeler, karşılıklı kör dövüşleri, tilki kurnazlığında, bir fare titizliğinde(düşün bir farenin nazik ve titrek burnunu, aldın değil mi kokuyu, haydi kaç şimdi kapandan) organize edilen inci gibi planlar, kızılderililere nazire olsun diye gönderilen duman bulutlarındaki haberler, barışmama yeminleri, barışma ümitleri, tekrar bir araya gelindiği takdirde karşı tarafa çektirilecek kabir azabı kıvamındaki intikam ve işkence planları, korku dolu Bizans oyunları ve normal akılla akla hayale sığdıramayacağın zeka dolu entrikalar. Bir güçlü, bir de daha zayıf taraf var. Zayıf olan işini Allah’a bırakmış durumda. Öteki en az zararla kurtulmaya bakıyor. Mantıkla, maneviyat çarpışıyor. Ve zayıf olduğunu düşünen taraf sana yanlış taraftasın, dünyevi menfaatlerin karşı tarafta diyor. Haklı. Dünyanın düzeni böyle ama merhamet her şeyi siliyor. Kötünün kötülüğünü değil elbet, körün gözünü de açmıyor ama elin ayasında gücün var; haydi aç avucunu ateş gibi olması lazım, kaderinde çok değişemez artık; iyisi mi iyiyi seç sen de. Her şey geçiyor nasılsa..

Güzel rüyalarını hatırladığın anlarda
Doğru adamdan gelen sevecen bakışı hissettiğin anda
En büyük başarını henüz kimse bilmezken, tek kendinle paylaştığın anda
Telefonu açanın o olduğunu bildiğin birkaç saniye boyunca
Eli elindeyken ve dünya ne tarafa doğru atması gerektiğini bilmeyen kalbini henüz hiç tanımazken
İlk öpüşte
Uzakta olduğunu bildiğin sevgilinle düşüncede birleştiğini hissettiğin anda
Sessiz bir derinlikte
Onun nefesini sırtında hissettiğin ve tüylerinin ürperdiği anda
Onlar sana kısık sesle zevk verirler.
Sense melül mahsun düşünür durursun
Bunlar nereden geldiler diye..
Onlar hep oradaydılar
Sen bilir bilmezden önce

Hayat gereksiz uzun ve boş. Soluduğun hava boş, yürüdüğün yollar da, parklar, bahçeler, hayatını harcadığın bütün odalar boş. Dolayısıyla hayatı kısaltacak maddelere hep ihtiyaç duyulacaktır. Tekel bayileri hep var olacaktır, endişe etme sakın. Acılar ertelenir ama boşluklar bir türlü kapanmazlar en kısa zamanda. Randevulaştığımız yere gelmeyişini hala unutmadım, benden çaldığın kayıp dakikalarımı da. Tüm o kayıp dakikalar hayatımın özetidirler kısaca bir araya geldiklerinde; çünkü onlar benim asla olamadıklarımdılar, o adamın sevgilisi ve akabinde karısı ve çocuğunun annesi ve olası güzergahlarımın nedeni ve akşam yemeklerinin kusursuz aşçısı. İyi ki de gelmemişsin, esaretimin bedelini ödetmeye kalkışırdım sonra sana hayatın boyunca. Tamam evlenelim ama sonsuza kadar evli kalabilmeyi başarabileceğimi sanmıyorum. Ama sonsuza kadar çocuk kalabilirim. Senin çocuğun. Hiç doğmamış. Böylesi kolay çünkü. Sen demiştin; “kısmete hizmet gerek” diye. Ben maharet sahibi olamadım her şekilde.

İnancın boyutları değişti. Rüzgar nereye götürürse, inançlar o yöne kayıyor, moda gibi. Bir kesim var-ben dahil-hayata anlam katmak için her şeye bakıyoruz, her yerde arıyoruz; ama bulaşmama gayreti içerisindeyiz bir yandan da. Lekesiz çıkmak zor çünkü bu inanç mücadelesinden. Her hayat bir ders. Her adım son adım olabilir, o son nefes gibi. İnsanlar uzlaşılamaz olduğundan oluruna bırakmak lazım çoğu şeyi. Yılan çıktığı deliği bilir, su akar yolunu bulur. Herkes gün gelir kendi doğru yolunu bulur. Yoksa zor, çok; yüzde doksan küsuru müslüman olan ülkeye yeni baştan İslamiyeti öğretmek. Pirler vardı, eskidendi onlar; bir Mevlana, bir Hacı Bektaş-ı Veli daha yok, olamaz da. Dirisinden medet umacağına, ölüsü huzur verir bazen insana. Söyle çekilsinler aradan, havayı daha da bulutlandırmadan. Sen müdahale et, sen yağdır taşları, sen engelle kötüyü. Daha önce yapmıştın, gene yap, sen kurtar ki, sebeplenmesin kimse.

“Kılı kırk yardım,
Sandım ki bizim eşeği sağlam kazığa bağladım.
Uğraşlar fayda vermedi
Bizim eşek arkasına bakmadan kaçtı
Anırtıları komşu mahallelerden duyulmuş arsızın.
Söyle benim elime ne kaldı?
Bir küçük paslı çivi.
İpi de boynunda beraberinde götürmüş eşek sıpası
Hala bekler dururum bizim keçiyi
Pardon eşeği.”

 ÇİZER: MOHAMMED ALİ KHALAJİ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

ERSOY SELKİ

insan insana,can cana. . YAŞAM ,ÇOCUK, FOTOĞRAF,DÜŞÜNCE,EĞİTİM , ŞİİR, 🎶

Maiperest

Ölürüm fakat bu bir devrim olur.

yedisihirlikitap

"sevenmagicbook"

Bilal's blogger

asıl tarz senin olandır,senin olanı moda ile yenile

Şehirler

Şehirler

ARTniyetler

İyi Bir Adam Olmak Projesi

Mavi'nin Güncesi

Bazen bir jack daniels'tir mutluluğum

Gamze ama daha 20

yaşanmış hikayelerle sizlerleyim

BeBloggerofficial

''Either write something worth reading or do something worth writing.'' Benjamin Franklin

SÜLEYMAN DEVECI

Blogseite vom Süleyman Deveci

Moda-Creative thinking

Creative thinking

(e.e.g)'s words

kişisel blog, makale, hukuki bilgiler, gündem, siyaset

iremcikblog

Güncel, edebiyat, hayat, şiir, insan ve dünyaya dair ne varsa

osk4y.wordpress.com/

Kendi Dünyana Hoşgeldin

Abismo

welcome to my secret life , i will explain everything.

TERCİHİNİ YAP YARINSIZ KALMA

Gelecek Senin Tercih Senin

itwasinspiredbyaworld

itwasinspiredbyaworld

Süpürgelik Modelleri - 0545 227 34 34

Süpürgelik, Süpürgelik Ustası, Süpürgelikci, Süpürgelik Ustaları, 6cm Süpürgelik, 8cm Süpürgelik, 10cm Süpürgelik, 12 Süpürgelik, Beyaz Süpürgelik, Renkli Süpürgelik, Süpürgelik Kartelası, Süpürgelik Renkleri, Süpürgelik çeşitleri, Süpürgelik Firması, Parke Süpürgeligi, Süpürgelik Degişimi, Süpürgelik Montajı, İstanbul Süpürgelik, İstanbul Süpürgelik Ustası, İstanbul Süpürgelikci, İstanbul Süpürgelik Ustaları, İstanbul 6cm Süpürgelik,İstanbul 8cm Süpürgelik,İstanbul 10cm Süpürgelik,İstanbul 12 Süpürgelik, İstanbul Beyaz Süpürgelik, İstanbul Renkli Süpürgelik,İstanbul Süpürgelik Kartelası,İstanbul Süpürgelik Renkleri, İstanbul Süpürgelik çeşitleri, İstanbul Süpürgelik Firması,İstanbul Parke Süpürgeligi,İstanbul Süpürgelik Degişimi, İstanbul Süpürgelik Montajı, Süpürgelik , Süpürgelik firması, Süpürgelik modelleri, Süpürgelik çeşitleri, 6cm süpürgelik, 8cm süpürgelik, 10cm süpürgelik, 12cm süpürgelik, İstanbul süpürgelik, Süpürgelik istanbul, Beyaz renk süpürgelik, Süpürgelik fiyatları,

Düşünen Tarih

Tek düşmanımız cehalettir.

Ali Şakalak Kişisel Web Sitesi

Eğitim Bilişim Paylaşım Sitesi

Uyumayan Birileri

İnanca Saygı. Düşünceye Özgürlük

KAFES

Kendi kafeslerinin kilitlerini kıran özgür kelimeler

gagoriktosba

www.gagori.com

Köseoğlu Sigorta

Sigortacılıkta Güven Bizim İşimiz

apostrof

where is human?

Et poetica

Şiir, Çeviri Şiir, Dünya Şiiri, Şairler, Felsefe, Filozoflar, Yazarlar, Bibliyografya, Antoloji, Tarih, Arkeoloji

Tevhid İnancı ANTALYA

Nadir Erhan ÇOLAK

guneyset.wordpress.com/

Kendi Mobilya Setini Kur

Y A K A M O Z

kendi halindeliği, gürültüsüz olmayı, durup dinlenmeyi seviyorum.

Aklıma Geldi!

Aklıma Geldi!

oralarnereler

İki Gezgin Aşığın da Dediği gibi; Gezin, Gezin, Dönün

Burhan Abi:)

ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim!

%d blogcu bunu beğendi: