AYAKLI DERT

img_3144-1

AYAKLI DERT

Kim bilir hayallerini,
Kim hisseder endişelerini,
Dolu dolu tutkularını,
Yer etmiş acılarını,
Gizli kalmış sırlarını,
En kırılgan yanlarını?

Kim bilir ne kadar zaman oldu çiçekler açmıyor gülücüklerinde?
Tek başına çıkıyorsun kırlara
Papatyalar topluyorsun sonsuzluktan
Taç yapmak için nazik başıma
Ya da başucumdaki vazoyu doldurmak için aynı papatyalarla.

Kim bilir ne kadar zaman oldu neşesiz kaldı mahallenizdeki evler?
Acılar çağırınca sırtlar dönüyor korku içinde
Kimseler birbirini anlamıyor bu günlerde
Çareler kelimelerde değilse, nerede?
Eylem yırtıyor sessiz geçen geceleri
Sen gel de benim içimi gör hele
Girebildiğin takdirde, bu sonsuz karanlığın içine.

Kim bilir ölmüş şairleri ne kadar zaman oldu anmayalı,
Uğruna tek satır karalamayalı!
Şimdi o şairler çok uzak ülkelerde
Manzaralı, bomboş bir evde
Ya da acının göbeğinde, daimi tükenmez kadersizlik içinde.
Bizlerse evlerimizde ya da gurbet ellerde
Korku içinde
Çaresizlik içinde
Gelecekten şüpheli
Sevgisizlikten “of yavrucuklar” diye diye
Erken ölen her yavrucağın ardından birikmiş yasları yorgan yapıp
Çekiyoruz üzerimize.

Yastık değişir, kader değişmez
Yastığım sen olsan benim bir kez de
Uykum var, kapanıyor gözlerim
Dertliyim, kederdeyim
Anlatamıyorum içimden geçenleri.
Çaresizlikten sığındığım uykumda
Az kaldı bir düşe karışmak üzereyim
Koru beni daldığım kabusa aniden giren devden
Burnumu kemirmek üzere olan minik fareden
Uçurumun eşiğindeyim, kayıyor çakıl taşları ayağımın altındaki
Boşlukta sallanıyor tükenmiş bedenim.
Sevmesini bilsen ihtiyarlamış bedenimi, ağarmış saçlarımı ben uyurken
Okşa yaslı başımı usul usul
Sakin kalsın düşüncelerim
Yok olsun tüm dertlerim
Saçlarım dağılsın yastığın üzerine
Her bir telindedir hikayem
Anlat o hikayeleri bir gün aniden gidersem eğer
Sevmesini bilen,
Dinlemesini bilen
Herkese.

WordPress.com'da Bir Blog Açın.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: